Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bddk

Gürsu Haber - Bddk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bddk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti Bakırköy'den Banka Dolandırıcılıklarına Tepki Haber

İYİ Parti Bakırköy'den Banka Dolandırıcılıklarına Tepki

İYİ Parti Bakırköy İlçe Teşkilatı Basın ve Tanıtım Başkanı Taner Saraç, son dönemde artış gösteren telefon ve siber dolandırıcılık olaylarına dikkat çekmek ve bankaların sorumluluklarına işaret etmek amacıyla Garanti Bankası önünde basın açıklaması ve protesto eylemi gerçekleştirdi. İlçe teşkilatına başvurarak mağduriyetini anlatan bir vatandaşın sorunu üzerinden konuyu gündeme taşıyan İYİ Parti heyeti, dolandırıcılık vakalarındaki yasal boşluklara ve ilgili kurumların tutumuna sert tepki gösterdi. MEVZUAT BANKALARI KORUYOR Yapılan açıklamada, dolandırıcılık vakalarının son yıllarda rekor seviyelere ulaştığı belirtilerek bankaların çok katmanlı hesap güvenliğini sağlamakta yetersiz kaldığı vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bankalar güven kurumu olmalarına rağmen almaları gereken çok katmanlı hesap güvenliğini sağlayamamakta, hayatın doğal akışına aykırı işlemleri riskli işlem olarak değerlendirmeyerek hesap üzerinde işlem yapılmasına izin vermektedir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, müşteri haklarından ziyade bankaları koruyan bir yapıya bürünmüştür." İlçe Başkanlığı heyeti, kredi talepleri reddedilen müşteriler adına dolandırıcıların mobil uygulama üzerinden kredi çekerek farklı hesaplara havale yapmasının banka içi zafiyetleri akıllara getirdiğini savundu. Ayrıca Yargıtay'ın bankaların kusurlu olduğuna dair içtihat kararlarına rağmen mağduriyetlerin giderilmediği ifade edildi. BDDK VE YASAL ÇELİŞKİLERE ELEŞTİRİ Açıklamada, dolandırıcılığa uğrayan vatandaşların hukuki süreçlerde çelişkili engellerle karşılaştığına dikkat çekildi. Savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunda Türk Bankalar Birliği (TBB) Hakem Heyeti başvuru hakkının reddedildiği belirtilerek, "Suçu bildirmemek TCK 278'e göre suç, suçu bildirdinse Hakem Heyeti hakkını kaybediyorsun. Bu ne yaman çelişkidir" denildi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) denetim mekanizmalarını eleştiren İYİ Parti teşkilatı, kurumun banka beyanlarını doğrudan esas aldığını öne sürdü. Açıklamada, son dönemde kamuoyuna yansıyan bazı iddialara ve denetim zafiyetlerine de değinilerek şeffaflık çağrısı yapıldı. 5 MADDELİK TALEP LİSTESİ KAMUOYUYLA PAYLAŞILDI Mağduriyetlerin kalıcı olarak son bulması için TBMM'de yasa değişikliği çalışmalarına başladıklarını duyuran İYİ Parti Bakırköy İlçe Başkanlığı adına açıklamayı yapan Basın ve Tanıtım Başkanı Taner Saraç, şu 5 temel talebi kamuoyuyla paylaştı: Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından başlatılan incelemeler kapsamında iddiaların şeffaflıkla üzerine gidilmesi.Adalet Bakanlığı koordinesinde, bankalarda veri güvenliğini sağlayamayan ya da zafiyete yol açan unsurların soruşturulması.5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na hesap sahiplerini koruyucu net maddelerin eklenmesi.Savcılık şikayetlerinin, TBB Hakem Heyeti'ne başvuru hakkını engellememesi.Bugüne kadar telefon ve siber dolandırıcılık kurbanı olan banka müşterilerinin zararlarının telafi edilmesi ve hesaplarına iade edilmesi. Basın açıklamasının ardından eylem, banka önünde yapılan sloganlar ve protesto gösterileriyle sona erdi. İYİ Parti yetkilileri, konunun hem sokakta hem de Mecliste takipçisi olacaklarını belirtti.

Ekonomiyi BİM’e mi Emanet Edeceksiniz! Haber

Ekonomiyi BİM’e mi Emanet Edeceksiniz!

DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk’ün açıklamaları, Türkiye’de perakende sektörünün finans kapital ile giderek iç içe geçmesine dair tartışmaları sert biçimde yeniden gündeme taşıdı. Öztürk, “Biz kimsenin ticaretine karşı değiliz” diyerek başlayan değerlendirmesinde, BİM’in Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (BDDK) banka kurma izni almasını sıradan bir şirket genişlemesi değil, ekonomik ve toplumsal yapıda derin bir kırılmanın açık göstergesi olarak nitelendirdi. Kamuoyunda uzun süredir “3 harfliler” olarak anılan büyük indirim zincirlerine yönelik eleştirilerin ve tartışmaların gölgesinde gelen bu izin kararı, siyasi ve ekonomik atmosferin kesiştiği bir dönemde dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Öztürk’ün çıkışında, bir yandan “hukuk dışı faaliyetlere karşı operasyon” söylemlerinin öne çıktığı bir süreçte, diğer yandan büyük ekonomik aktörlerin yeni alanlara agresif biçimde yönelmesi arasındaki çelişki vurgulanarak, sistemin işleyişine dair sert bir sorgulama yapıldı. Açıklamanın en çarpıcı noktası, BİM’in finans sektörüne girişinin yalnızca ticari bir hamle değil, emek sömürüsü tartışmalarının doğal sonucu olarak ortaya çıkan bir sermaye yoğunlaşması olduğu iddiası oldu. Öztürk’e göre bu tablo, yıllardır düşük ücret politikaları, aşırı yoğun iş temposu ve sendikal örgütlenmenin fiilen zayıflatıldığı çalışma düzeni üzerinden büyüyen bir ekonomik modelin, artık perakende sınırlarını aşarak finans sistemine taşındığını gösteriyor. Söz konusu eleştirilerin merkezinde, milyonlarca çalışanı etkileyen emek rejimi yer alıyor. Düşük maliyetli işletme modeliyle yüksek kârlılığa ulaşan yapının, yalnızca raflarda değil, finansal alanda da yeni güç alanları oluşturması, kamuoyunda ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor. 1995 yılında kurulan ve Türkiye’nin en geniş yayılım ağına sahip indirim market zincirlerinden biri haline gelen BİM (Birleşik Mağazalar A.Ş.), agresif büyüme stratejisi, özel markalı ürün politikası ve yaygın mağaza ağıyla sektörde baskın aktörlerden biri olarak konumlanıyor. Ancak bugün gelinen noktada tartışma, şirketin büyüme başarısından ziyade bu büyümenin hangi emek koşulları üzerinden inşa edildiği ve bu sermaye birikiminin hangi alanlara doğru genişlediği sorularında yoğunlaşıyor. Ortaya çıkan tablo, yalnızca bir şirketin banka kurma girişimi olarak değil; Türkiye’de sermaye yapısının dönüşümü, emek–sermaye dengesinin giderek daha da sertleşmesi ve ekonomik gücün farklı sektörlere yayılması bağlamında değerlendirilen daha büyük bir yapısal dönüşümün işareti olarak yorumlanıyor.

Kredi kartı kullanan herkesi ilgilendiriyor! Sadece 2 gün kaldı Haber

Kredi kartı kullanan herkesi ilgilendiriyor! Sadece 2 gün kaldı

BDDK'nın kredi kartı limitlerinin yeniden belirlenmesine yönelik bankalara verdiği süre önümüzdeki pazartesi sona eriyor. Kurum, 17 Şubat'a kadar bankalardan gerekli düzenlemeleri tamamlamasını isterken, eğitim ve sağlık harcamalarının toplam limitten düşülmemesi gerektiğini, bunun dışındaki tüm kredi kartı limitlerinin ise yeniden hesaplanacağını bildirdi. SİSTEMSEL ALTYAPI KURULACAK BDDK'nın bankalara gönderdiği son yazıda, müşterilerle temasa geçilmesi, mağduriyet yaşanmaması için dijital kanallar üzerinden gelir belgelerinin temini ve teyidi süreçlerinin oluşturulması ve eğitim ile sağlık harcamalarının olumsuz etkilenmemesi için sistemsel altyapının kurulması talimatı yer aldı. Kurum, kararın sağlıklı ve kesintisiz uygulanabilmesi için bankalardan en geç üç ay içinde teknik altyapılarını tamamlamalarını ve operasyonel süreçlerini eksiksiz hale getirmelerini istedi. TÜM KARTLARIN TOPLAM LİMİTİ ESAS ALINACAK Ocak ayı sonunda alınan karara göre limit azaltımı yapılırken bir kişiye ait tüm kredi kartlarının toplam limiti esas alınacak. 2025 yılı sonuna kadar yapılan kredi kartı harcamaları da yeni limit hesaplamasında dikkate alınacak. 18 Şubat itibarıyla başlaması beklenen ilk uygulamada toplam limiti 400 bin liraya kadar olan kartlar için indirim yapılmayacak. Ancak bu tutar, kişinin farklı bankalardaki tüm kartlarının toplam limiti için geçerli olacak. Örneğin iki ya da üç bankadan toplam 600 bin lira limit sahibi olan bir müşteri 400 bin liralık istisnadan yararlanamayacak. 400 BİN TL ÜZERİNDE LİMİTİ OLANLAR DİKKAT Toplam kredi kartı limiti 400 bin liranın altında kalan müşterilerin limitleri düşmeyecek. Buna karşılık 400 bin liranın biraz üzerinde limiti bulunan kart sahipleri için indirim gündeme gelebilecek. BDDK'nın 400 bin liralık istisna düzenlemesine göre, limit azaltımı sonrasında toplam limiti 400 bin lira veya altına inen müşteriler, 17 Şubat sonrasında 400 bin liraya kadar yapacakları limit artış taleplerinde gelir beyanı sunmadan başvuru yapabilecek. Bankalar bu artışı değerlendirirken yine müşterinin diğer bankalardaki toplam limitini dikkate almak zorunda olacak. 400 bin liranın üzerindeki taleplerde ise resmi gelir belgeleri istenecek. 400 bin liranın üzerinde limite sahip kartlarda da indirim uygulanacak. Örneğin 450 bin lira limitli bir kartta, yıl boyunca yapılan harcama sonrası kullanılmayan kısmın belirli oranı düşülerek yeni limit belirlenecek. Benzer şekilde 600 bin lira limitli bir kartta yıl içinde 400 bin lira harcama yapılmışsa, kullanılmayan 200 bin liranın yüzde 50'si silinerek limit 500 bin liraya çekilecek. LİMİTİ 750 BİN TL ÜZERİNDE OLANLAR... Karar kapsamında toplam kredi kartı limiti 750 bin liranın üzerinde olan kart sahiplerinin limitleri de hesap kesim tarihleri dikkate alınarak, kullanılabilir limitin en düşük olduğu dönemin yüzde 80'i oranında azaltılacak. YENİ YILDA YENİ KURALLAR UYGULANACAK 2026 yılında yeni kredi kartı başvurularında ise daha net kurallar uygulanacak. İlk yıl verilecek kredi kartı limiti, müşterinin net aylık gelirinin en fazla iki katı olacak. İkinci yılda ise bu sınır en fazla gelirin dört katına kadar çıkabilecek. Bankalar limit belirlerken müşterinin net geliri, kredi notu, mevcut borç durumu ve geçmiş ödeme performansını dikkate almaya devam edecek. BDDK, tüm kredi kartı limitlerinin 2027 yılı başına kadar gelir belgeleriyle uyumlu hale getirilmesini istedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.