Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Devlet Hastanesi

Gürsu Haber - Devlet Hastanesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Devlet Hastanesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti’nin Yıldırım toplantısında ilçenin sorunları öne çıktı: Samanlı’ya hastane yerine lojistik merkezi mi? Haber

İYİ Parti’nin Yıldırım toplantısında ilçenin sorunları öne çıktı: Samanlı’ya hastane yerine lojistik merkezi mi?

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığının yıllık değerlendirme toplantısında ilçenin kentsel dönüşüm, ulaşım, çevre, temizlik ve sağlık yatırımlarına ilişkin sorunları gündeme geldi. Toplantıda özellikle Samanlı bölgesine devlet hastanesi yapılması beklentisi ile aynı bölgede lojistik merkezi kurulması konusu dikkat çekti. İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı, yıllık değerlendirme toplantısını Bursa Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Toplantıya İYİ Parti Grup Başkan Vekili Turhan Çömez, Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, İl Başkanı İsmail Kaya, ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda partili katıldı. Toplantıda Yıldırım’ın bir yıllık teşkilat çalışmaları değerlendirilirken ilçenin çözüm bekleyen yerel sorunları da gündeme taşındı. Yıldırım’ın 71 mahallesi mercek altına alındı İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, görev süresi boyunca ilçenin 71 mahallesini ziyaret ettiklerini, muhtarlarla görüştüklerini ve vatandaşların taleplerini yerinde dinlediklerini belirtti. Altyapı, ulaşım, otopark, temizlik, yeşil alanlar ve kentsel dönüşümün ilçenin öncelikli sorunları arasında yer aldığını ifade eden Seyis, sivil toplum kuruluşları, esnaf dernekleri ve hemşehri dernekleriyle de görüşmeler yaptıklarını söyledi. Sular Vadisi’ndeki su sorunundan Mimar Sinan Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm çalışmalarına, Cumalıkızık’ın ihtiyaçlarından Mehmet Akif Mahallesi’ne ve çevre yolunun ücretlendirilmesine kadar çeşitli konuları gündeme taşıdıklarını kaydetti. Samanlı’da hastane beklentisi, lojistik merkezi tartışması Yıldırım’ın sağlık hizmetlerine erişimi ve bölgedeki yatırımlar, ilçenin öncelikli başlıkları arasında bulunuyor. Özellikle Samanlı bölgesine devlet hastanesi yapılması yönündeki beklenti, bölge halkının sağlık hizmetlerine erişimi açısından önem taşıyor. Bölgede lojistik merkezi kurulması konusu ise yerel planlama ve yatırım öncelikleri bakımından tartışmaya açık bir başlık olarak öne çıkıyor. Samanlı’ya devlet hastanesi yapılması beklentisi karşılanmazken aynı bölgede lojistik merkezi kurulması, bölge sakinlerinin öncelikleri ve kamu yatırımlarının planlanması açısından yanıt bekleyen soruları gündeme getiriyor. Bölgenin sağlık altyapısı ihtiyacının hangi gerekçelerle karşılanmadığı, hastane yatırımına ilişkin bir plan bulunup bulunmadığı ve lojistik merkezi kararının bölgeye etkilerinin nasıl değerlendirildiği açıklığa kavuşturulmayı bekliyor. Yıldırım’ın gelişimi yalnızca yeni projelerle değil, bu projelerin ilçede yaşayan insanların hangi ihtiyaçlarına cevap verdiğiyle de ölçülüyor. Bu nedenle sağlık, ulaşım ve altyapı yatırımlarının ilçenin nüfusu ve gelecekteki ihtiyaçları gözetilerek ele alınması önem taşıyor. Yıldırım’ın kentsel dönüşüm ve çevre sorunları gündemde İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, Yıldırım’ın sosyal imkânlar ve yaşam koşulları bakımından çeşitli sorunlarla karşı karşıya olduğunu savundu. Kentsel dönüşüm, çevre kirliliği ve temizlik konularına dikkat çeken Toktaş, bu sorunları gündeme taşıyan İlçe Başkanı İsmail Seyis ve teşkilatına teşekkür etti. Bursa İl Başkanı İsmail Kaya da vatandaşların yaşadığı sorunları gündeme taşımayı sürdüreceklerini belirterek il ve ilçe teşkilatlarının çalışmalarına değindi. Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ise kentte yaşanan sorunların takipçisi olacaklarını ifade etti. Çömez’den ekonomi, sanayi ve uyuşturucuyla mücadele eleştirileri İYİ Parti Grup Başkan Vekili Turhan Çömez, konuşmasında ekonomi, sanayi, tarım, madencilik faaliyetleri ve uyuşturucuyla mücadele başlıklarında hükümete eleştiriler yöneltti. Sanayicilerin artan maliyetlerle karşı karşıya olduğunu savunan Çömez, tekstil sektöründeki üretimin Mısır’a kayması, fabrikaların kapanması ve konkordato ilanları üzerinden ekonomik tabloyu değerlendirdi. Kamu-özel iş birliği projeleri, özelleştirmeler ve borç yükü hakkında da eleştirilerde bulundu. Maden ruhsatlarının çevre ve tarım alanları üzerindeki etkilerine değinen Çömez, tarımda yaşanan sorunları ve üreticilerin ekonomik koşullarını gündeme getirdi. Uyuşturucuyla mücadele konusunda ise özellikle gençlerin korunması gerektiğini vurguladı. Yıldırım’ın öncelikleri somut yanıt bekliyor Toplantıda Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmeler yapılırken Yıldırım’ın yerel sorunları da ön plana çıktı. İlçenin 71 mahallesinde yaşayan vatandaşların altyapıdan ulaşıma, kentsel dönüşümden çevre düzenlemesine ve sağlık hizmetlerine kadar uzanan beklentileri, yerel yönetimlerin ve ilgili kamu kurumlarının gündeminde yer almayı sürdürüyor. Özellikle Samanlı’da hastane beklentisinin karşılanıp karşılanmayacağı ve lojistik merkezi yatırımının bölge açısından ne anlama geldiği, ilçede açıklığa kavuşturulması gereken konular arasında bulunuyor. Yıldırım’da vatandaşların beklentisi, sorunların yalnızca toplantılarda dile getirilmesi değil; somut planlar, açık takvimler ve sonuç alınmasını sağlayacak adımlarla karşılık bulması.

“Bursa Ayağa Kalk, Hastanelerine Sahip Çık!” Haber

“Bursa Ayağa Kalk, Hastanelerine Sahip Çık!”

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Tepki 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, mülkiyeti Maliye Hazinesi’ne ait 71 taşınmaz ve üzerlerindeki yapıların özelleştirme kapsamına alınması kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, kararın Bursa ayağı özellikle sert tepkilere neden oldu. Özelleştirme listesine Bursa’da bulunan 4 önemli sağlık tesisinin dahil edilmesi, siyasi ve toplumsal çevrelerde “kabul edilemez bir adım” olarak değerlendirildi. Karara göre satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işletme hakkı devri gibi yöntemlerle değerlendirilebilecek taşınmazlar arasında; Osmangazi ilçesindeki eski Bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi arazisi, Çekirge’deki Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği, Yıldırım’daki Bursa Diş Hastanesi ve Mustafakemalpaşa’daki 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi yer aldı. Kararın ardından en sert çıkışlardan biri Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den geldi. “Bu Bir Özelleştirme Değil, Kamusal Sağlık Hafızasının Tasfiyesidir” Demir, yaptığı açıklamada özellikle Osmangazi’de yer alan ve Bursalılar için sembolik bir değer taşıyan eski Bursa Devlet Hastanesi üzerinden sert ifadeler kullandı. Kamuoyuna “Muradiye Devlet Hastanesi” olarak bilinen, eski adıyla Bursa Memleket Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasını “kabul edilemez bir ihanet planı” olarak nitelendirdi. Demir, hastanenin yalnızca bir sağlık tesisi olmadığını, Bursa’nın tarihsel ve toplumsal hafızasının bir parçası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu hastane 1950’li yıllarda Bursalıların bağışlarıyla, halkın imek emeğiyle inşa edildi. Bu bir bina değil; bu şehrin ruhudur, hafızasıdır. Şimdi bu miras masa başı kararlarla satılmak isteniyor. Buna sessiz kalamayız.” “Şehir Hastanesi Uğruna Kamu Hastaneleri Feda Edildi” Demir, sağlık politikalarına yönelik eleştirilerini de sertleştirerek, şehir hastaneleri modelinin kamu sağlık sistemini zayıflattığını savundu. Bursa’da şehir hastanesi açıldıktan sonra birçok devlet hastanesinin kapatıldığını hatırlatan Demir, vatandaşların ulaşımı zor olan tek bir merkeze mecbur bırakıldığını ifade etti. “Hasta garantili şehir hastaneleri sistemiyle kamu kaynakları belirli şirketlere aktarılıyor. Köprüde geçiş garantisi, havalimanında yolcu garantisi neyse, sağlıkta da hasta garantisi sistemi kurulmuş durumda. Bu kabul edilebilir bir düzen değildir” dedi. “Deprem Riski Bahane Edildi, Hastane Yıllarca Kaderine Terk Edildi” Eski Bursa Devlet Hastanesi’nin kapatılma gerekçesi olarak “deprem riski”nin gösterildiğini hatırlatan Demir, bu sürecin şeffaf yürütülmediğini öne sürdü. Hastanenin güçlendirilmesi ya da yeniden hizmete açılması yönünde verilen sözlerin tutulmadığını ifade ederek, yapının yıllardır atıl bırakıldığını söyledi. “Eğer gerçekten risk varsa, bunu ortadan kaldırmak devletin görevidir. Güçlendirme yapılmadı, yatırım yapılmadı, yıllarca oyalama politikası izlendi. Şimdi ise bu alan özel sektöre devredilmek isteniyor. Buna planlı bir tasfiye dememek mümkün değil.” “Bursa’nın Bağışıyla Yapılan Hastane Birilerine Rant Aracı Yapılamaz” Demir, hastanenin bulunduğu arazinin değerine dikkat çekerek, alanın rant odaklı projelere açılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bursa’nın geçmişte kendi imkânlarıyla inşa ettiği bir sağlık kurumunun bugün “ticari kazanç alanına” dönüştürülmek istendiğini söyledi. “Kimdir bu çok özel ve hatırlı kişiler? Bursalıların bağışlarıyla yapılan bu hastane nasıl olur da birkaç imza ile el değiştirir? Bu şehir buna izin vermez” ifadelerini kullandı. “Bu Karar Bursalılara Açık Bir Haksızlıktır” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, açıklamasının sonunda sert bir çağrıda bulunarak Bursalıları tepki göstermeye davet etti: “Bu sadece bir taşınmaz satışı değildir. Bu, bir şehrin hafızasına, geçmişine ve hakkına müdahaledir. Bursa bunu kabul edemez. Bu karar Bursalılara açık bir haksızlıktır.” Demir, sözlerini “Bursa ayağa kalk, hastanesine sahip çık” çağrısıyla tamamladı. Özelleştirme kararının nasıl uygulanacağı ve Bursa’daki sağlık tesislerinin geleceğine ilişkin süreç kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, tepkilerin önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor.

Bursa’da Devlet Hastanesi ve Diş Hastanesinde Skandal İddialar: “Temizlik Kadrosu Sekreterlik Yapıyor, Kim Göz Yumuyor?” Haber

Bursa’da Devlet Hastanesi ve Diş Hastanesinde Skandal İddialar: “Temizlik Kadrosu Sekreterlik Yapıyor, Kim Göz Yumuyor?”

Bursa’da Devlet Hastanesi ve Diş Hastanesinde Skandal İddialar: “Temizlik Kadrosu Sekreterlik Yapıyor, Kim Göz Yumuyor?” Bursa’daki kamu sağlık kurumlarında ortaya atılan iddialar, sağlık sisteminde görev tanımı ve liyakat tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Aydınlık Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı İrfan Özen, devlet hastanesi ve ağız-diş sağlığı merkezlerinde yaşandığı öne sürülen uygulamalara sert sözlerle tepki gösterdi. Özen, kamuoyuna yansıyan şikayetlere dikkat çekerek, temizlik personeli kadrosunda bulunan bazı çalışanların tıbbi sekreterlik görevini fiilen yürüttüğü, buna karşın asli görevlerini yerine getirmediği yönünde ciddi iddialar bulunduğunu vurguladı. Bu durumun yalnızca bir görev ihlali değil, aynı zamanda kamu kaynaklarının yanlış kullanımı anlamına geldiğini belirten Özen, “Bu açık bir sistem zaafıdır” dedi. “Kim bu görevlendirmeleri yapıyor, kimler göz yumuyor?” sorusunu yönelten Özen, iddiaların yalnızca idari bir hata olarak geçiştirilemeyeceğini ifade etti. Sağlık kurumlarında görev dağılımının keyfi şekilde değiştirildiği yönündeki söylemlerin araştırılması gerektiğini belirten Özen, “Bu işin arkasında bir talimat zinciri vardır. Sorumlular ortaya çıkarılmalıdır” diye konuştu. Ayrıca söz konusu uygulamaların siyasi referanslarla mı gerçekleştiği sorusunun da kamuoyunda yüksek sesle dile getirildiğini kaydeden Özen, liyakat ilkesinin hiçe sayıldığı iddialarının görmezden gelinemeyeceğini ifade etti. “Eğer burada bir kayırmacılık varsa, bu sadece kurumsal değil, aynı zamanda vicdani bir çöküştür” sözleriyle tepkisini daha da sertleştirdi. Sağlık hizmetlerinin doğrudan insan hayatını ilgilendirdiğini hatırlatan Özen, görev tanımı dışında yapılan uygulamaların hem hizmet kalitesini düşüreceğini hem de sistemde ciddi aksamalara yol açacağını söyledi. “Temizlik personelini sekreterlik yaptırarak neyi çözüyorsunuz? Eğitim almamış personelle sağlık sistemi mi yönetilir?” ifadeleriyle eleştirilerini sürdürdü. Aydınlık Gelecek Partisi olarak konunun takipçisi olacaklarını vurgulayan Özen, yetkililere açık çağrıda bulundu: “Bu iddialar derhal soruşturulmalı, görev tanımı dışına çıkan uygulamalara son verilmelidir. Kamu görevinde keyfiyet değil, hukuk ve liyakat esastır. Bu düzen böyle devam edemez.” Bursa’daki sağlık kurumlarına ilişkin bu çarpıcı iddiaların ardından gözler şimdi yetkili mercilere çevrilmiş durumda. Kamuoyu ise tek bir sorunun yanıtını bekliyor: Bu düzeni kim kurdu ve neden hâlâ sürdürülüyor?

Anahtar Parti Yıldırım İlçe Başkanı Tayfun Yıldırım’dan hastane arazilerinin satışına tepki Haber

Anahtar Parti Yıldırım İlçe Başkanı Tayfun Yıldırım’dan hastane arazilerinin satışına tepki

Bursa şehir merkezinde satışa çıkarılan arazilerin geçmişte hastane olarak kullanıldığı veya hastane yapılması planlandığı ortaya çıktı. 152 EVLER’DE YIKILAN HASTANE ARAZİSİ Yıldırım ilçesi 152 Evler Mahallesi’nde bulunan ve satış listesine giren arazi üzerinde daha önce Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi hizmet veriyordu. SAMANLI’DA PLANLANAN DEVLET HASTANESİ ARAZİSİ Samanlı Mahallesi’nde satışa çıkarılan başka bir arazi ise Bursa’nın doğusunda yapılması planlanan 600 yataklı Bursa Merkez Devlet Hastanesi için ayrılmıştı. ERTUĞRULGAZİ’DE ARAZİ HASTANEYKEN YIKILIP ÖZEL OKULA KİRALANDI Yine Yıldırım ilçesi Ertuğrulgazi Mahallesi’nde yer alan 1879 ada 6 parseldeki taşınmazda ise uzun yıllar Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi faaliyet göstermişti. Hastane, Bursa Şehir Hastanesi’nin açılmasının ardından kapatılmış, binanın depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılmasının ardından arazi 10 yıllığına özel bir okula tahsis edilmişti. Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Anahtar Parti Yıldırım İlçe Başkanı Tayfun Yıldırım, söz konusu arazilerin satışa çıkarılmasına sert tepki gösterdi. “YILDIRIM’IN GELECEĞİNİ HİÇE SAYMAKTIR” Yıldırım, Bursa’nın en yoğun nüfusuna sahip ilçelerinden biri olan Yıldırım’da sağlık hizmetlerine duyulan ihtiyacın her geçen gün arttığını belirterek, “Bursa’nın en sıkışık ilçesi olan Yıldırım’da sağlık hizmetine en fazla ihtiyaç duyulan alanların, sırf ekonomideki açığı kapatmak ve bütçeyi denkleştirmek adına satışa çıkarılması kabul edilemez. Çözüm üretmek yerine ‘sat kurtul’ politikası izleniyor. Bu yaklaşım Yıldırım’ın geleceğini hiçe saymaktır” dedi. “YIKILAN VE PLANLANAN HASTANELER YAPILMALI” Yıkılan hastanelerin yerine yeni sağlık yatırımları yapılması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, “Yıkılan Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nin yerlerine yenileri yapılmalı, ayrıca Bursa’nın doğusunda planlanan 600 yataklı Bursa Merkez Devlet Hastanesi’nin inşaatı başlatılarak hizmete alınmalıdır. Böylece Yıldırım’da yaşayan vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişim standardı yükseltilmelidir” ifadelerini kullandı. “SAT KURTUL’ ANLAYIŞI DEĞİL, ‘PLANLA VE HİZMET ET’ ANLAYIŞI OLMALI” İlçede sağlık yükünün büyük bölümünü çeken Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin mevcut yoğunluğu karşılamakta zorlandığını belirten Yıldırım, “Şifa bulmak için hastaneye giden vatandaşlarımız kalabalık ve yoğunluk nedeniyle farklı sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabiliyor. Sağlık hizmetleri için tahsis edilmiş arazilerin satışa çıkarılması, vatandaşı hiçe saymaktır” diye konuştu. Yıldırım açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunarak, “Bu yanlıştan derhal geri dönülmelidir. ‘Sat kurtul’ anlayışı değil, ‘planla ve hizmet et’ anlayışı hakim kılınmalıdır. Yıldırım halkı bu arazilerin peşkeş çekilmesine sessiz kalmayacaktır” dedi.

Mahmut Fuat Kadıoğlu’ndan Çarpıcı İsraf Uyarısı: “Her Yıl 80 Devlet Hastanesini Çöpe Atıyoruz” Haber

Mahmut Fuat Kadıoğlu’ndan Çarpıcı İsraf Uyarısı: “Her Yıl 80 Devlet Hastanesini Çöpe Atıyoruz”

Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu, gıda israfına ilişkin yaptığı sert ve dikkat çekici açıklamalarla kamuoyuna önemli uyarılarda bulundu. Türkiye’de özellikle ekmek israfının ulaştığı boyutların artık sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal adalet ve kamu politikası meselesi haline geldiğini vurgulayan Kadıoğlu, çarpıcı veriler üzerinden dikkat çekti. “Türkiye’de her yıl 500 bin ton ekmek çöpe gidiyor” Kadıoğlu, Türkiye’de her yıl yaklaşık 500 bin ton ekmeğin tüketilmeden çöpe atıldığını belirterek bunun devasa bir kaynak kaybı anlamına geldiğini söyledi. Bu miktarın sadece bir istatistik değil, aynı zamanda ülke ekonomisinin ve kamu yatırımlarının nasıl heba edildiğinin somut göstergesi olduğunu ifade etti. Kadıoğlu açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Bir taraftan dünyada yaklaşık 4 milyar ton gıda üretiyoruz ve bunun 1.3 milyar tonunu tüketmeden çöpe atıyoruz. Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 500 bin ton ekmek çöpe gidiyor. Bu 500 bin ton ekmek parasıyla biz her yıl 80 devlet hastanesi yapabiliriz.” “İsraf sadece ekonomik değil, vicdani bir mesele” Gıda israfının yalnızca ekonomik kayıp olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kadıoğlu, bunun aynı zamanda küresel ölçekte adaletsizliğin bir yansıması olduğunu dile getirdi. Dünyada milyonlarca insanın temel gıdaya ve temiz içme suyuna erişemediğini hatırlatan Kadıoğlu, refah ile yoksulluk arasındaki uçurumun giderek derinleştiğine dikkat çekti. “Birileri varlık ve israf içerisinde yaşarken birileri gıdaya, temiz içme suyuna ulaşamıyor. Bu adaletsizliği gidermek için bir şeyler yapmalıyız” ifadelerini kullandı. “Bu rakam Bursa ölçeğinde bir hastaneye karşılık geliyor” Kadıoğlu, ortaya koyduğu verilerin yerel ölçekte de somut karşılığı olduğuna işaret ederek her yıl çöpe atılan ekmeğin aslında Bursa’ya kazandırılabilecek büyük bir sağlık yatırımına denk geldiğini söyledi. Bu durumun, kamu kaynaklarının ve toplumsal bilincin ne kadar kritik olduğunu gösterdiğini belirten Kadıoğlu, “Bu şu demek; her yıl Bursa’ya yapılabilecek tam teşekküllü bir devlet hastanesini sorgusuz, sualsiz, bilinçsizce çöpe atıyoruz” dedi. “Türkiye’de yaşamak nimettir, Bursa ise bir cennet” Konuşmasında Bursa’nın sahip olduğu potansiyele de değinen Kadıoğlu, kentin ekonomik, sosyal ve kültürel değerlerinin korunması gerektiğini vurguladı. Bursa’nın kazanımlarını artırmak için mücadeleye devam edeceklerini ifade eden Kadıoğlu, yerel kalkınmanın bilinçli tüketim ve kaynak yönetimiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. “Türkiye’de yaşamak bir nimettir ama Bursa bir cennet. O nedenle Bursa’nın kazanımları için göğüs göğüse mücadeleye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Uzmanlar da uyarıyor: İsrafla mücadele politikası şart Kadıoğlu’nun açıklamaları, gıda israfının önlenmesi için daha güçlü kamu politikalarına ihtiyaç olduğu yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar; üretimden tüketime kadar tüm zincirde planlama, farkındalık kampanyaları ve yerel yönetim destekli projelerin önemine dikkat çekiyor. Gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik başlıklarının giderek daha kritik hale geldiği günümüzde, yapılan açıklamaların hem yerel hem ulusal ölçekte yeni adımların atılması gerektiğini ortaya koyduğu değerlendiriliyor

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.