Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Geçim Sıkıntısı

Gürsu Haber - Geçim Sıkıntısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geçim Sıkıntısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hasan Toktaş Gürsu’da: “Bir dokunduk, bin ah işittik” Haber

Hasan Toktaş Gürsu’da: “Bir dokunduk, bin ah işittik”

İYİ Parti GİK Üyesi ve Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, İlçe Başkanı Orhan Sevinç ve ilçe yöneticileriyle birlikte Gürsu’da esnaf, çiftçi ve vatandaşlarla bir araya geldi. Gün boyu ilçenin farklı noktalarında temaslarda bulunan Toktaş, ziyaretlerin ardından Gürsu’da ekonomik sıkıntıdan tarımsal sorunlara, ulaşım yetersizliğinden sağlık hizmetlerine kadar çok sayıda başlıkta ciddi problemler bulunduğunu söyledi. Toktaş’ın “Bir dokunduk, bin ah işittik” sözleri, programın genel tablosunu ortaya koydu. İYİ Parti Bursa Milletvekili ve Genel İdare Kurulu Üyesi Hasan Toktaş, Gürsu’da gerçekleştirdiği ilçe programında esnaf ve vatandaşların sorunlarını yerinde dinledi. İYİ Parti Gürsu İlçe Başkanı Orhan Sevinç ve ilçe yöneticilerinin de eşlik ettiği program kapsamında esnaf odaları ziyaret edilirken, ilçeye bağlı köylerde çiftçilerle görüşüldü, vatandaşların talepleri dinlendi. Programın son durağı ise 10 bini aşkın vatandaşın yaşadığı İpekyolu Mahallesi oldu. Toktaş’ın temaslarından çıkan tablo, Gürsu’da ekonomik ve sosyal sorunların birbirinden bağımsız olmadığını ortaya koydu. Esnafın ekonomik koşullardan, çiftçinin üretim maliyetlerinden, köylerin altyapı ve çevre sorunlarından, kent merkezinden uzak mahallelerin ise ulaşım, sağlık ve güvenlik hizmetlerindeki eksikliklerden şikâyetçi olduğu görüldü. Esnafın gündemi: Geçim sıkıntısı ve gelecek kaygısı Hasan Toktaş’ın Gürsu programındaki ilk duraklarından biri Gürsu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kooperatifi oldu. İlçe Başkanı Orhan Sevinç ve yöneticilerle birlikte gerçekleştirilen ziyarette esnafın hem genel ekonomik koşullardan hem de yerel düzeyde yaşadığı sorunlardan kaynaklanan sıkıntıları ele alındı. Toktaş, ziyaret sonrasında yaptığı değerlendirmede esnafın sorunlarının yalnızca işletmelerin günlük faaliyetleriyle sınırlı olmadığını, ekonomik tablonun vatandaşın tamamına yansıdığını belirtti. Esnafın yaşadığı sıkıntıların; artan maliyetler, alım gücündeki gerileme ve ticari hayatın sürdürülebilirliği gibi başlıklarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Toktaş, ev sahipliklerinden dolayı Esnaf Odası Başkanı Ahmet Orhan ve heyetine teşekkür etti. Şoför esnafının da gündemi ağır Gürsu’daki temasların bir diğer adresi Gürsu Şoförler ve Otomobilciler Odası oldu. Toktaş, İlçe Başkanı Orhan Sevinç ve yöneticilerle birlikte Oda Başkanı Recep Kaya’yı ziyaret ederek ulaşım sektöründe faaliyet gösteren esnafın sorunlarını dinledi. Şoför esnafının yaşadığı problemlerin yalnızca kendi sektörleriyle sınırlı olmadığını belirten Toktaş, akaryakıt, bakım, işletme ve genel ekonomik koşulların ulaşım sektöründe faaliyet gösteren esnafın yükünü artırdığını ifade etti. Toktaş, ziyaretin ardından Oda Başkanı Recep Kaya’ya ilgileri nedeniyle teşekkür etti. “Bir dokunduk, bin ah işittik” Gürsu’daki temaslarının ardından genel bir değerlendirme yapan Hasan Toktaş, ilçede vatandaşların ekonomik ve sosyal açıdan ciddi bir sıkışmışlık yaşadığını söyledi. Toktaş’ın programın ardından kullandığı, “Bir dokunduk bin ah işittik” ifadesi, sahada karşılaştığı tabloyu özetleyen en dikkat çekici sözlerden biri oldu. Toktaş, Gürsu’da görüştükleri vatandaşların önemli bölümünün gelecek konusunda kaygılı olduğunu belirterek, vatandaşların kendilerine sık sık “Ne olacak halimiz, kurtarın bizi” şeklinde tepki gösterdiğini aktardı. İYİ Parti Milletvekili, sandık beklentisinin de vatandaş görüşmelerinde öne çıktığını belirterek, Gürsu’da ekonomik sorunların siyasi gündemle doğrudan bağlantılı hale geldiği değerlendirmesinde bulundu. Toktaş, “Üzülerek gördük ki Gürsu sokaklarında mutlu insanımıza rastlamak oldukça zor” sözleriyle ilçedeki genel havaya dikkat çekti. Bu açıklama, İYİ Parti’nin Gürsu programını sıradan bir saha ziyareti olmaktan çıkarıp, iktidarın ekonomi ve yerel yönetim politikalarına yönelik siyasi bir eleştiri zemini üzerine taşıdı. Ağaköy’de çiftçinin gündemi Toktaş ve beraberindeki İYİ Parti heyetinin bir sonraki durağı Gürsu’nun Ağaköy bölgesi oldu. Burada hemşehrileriyle bir araya gelen Toktaş, tarımsal üretimin içerisinde bulunan çiftçilerin sorunlarını dinledi. Ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede “Çiftçimiz gerçekten çok zor durumda” ifadelerini kullanan Toktaş, tarım sektöründeki sıkıntıların sahada doğrudan hissedildiğini söyledi. Gürsu gibi tarımsal üretimin önemli olduğu bir ilçede çiftçinin yaşadığı sorunların yalnızca üreticiyi değil, gıda fiyatlarından istihdama kadar geniş bir kesimi etkilediğine dikkat çekildi. Toktaş, Ağaköy Muhtarı Ertuğrul Ertem ve heyetine de teşekkür etti. Dışkaya’da taş ve mermer ocakları tepkisi Gürsu programının dikkat çeken duraklarından biri de Dışkaya oldu. Dışkaya’da vatandaşlarla bir araya gelen Hasan Toktaş, köy halkının özellikle taş ve mermer ocaklarından kaynaklandığını belirttiği rahatsızlığı dinledi. Bölgedeki vatandaşların çevresel etkiler konusunda endişelerini dile getirdiğini aktaran Toktaş, taş ve mermer ocaklarının köy yaşamına etkilerinin dikkate alınması gerektiği mesajını verdi. Ancak Dışkaya’da gündeme gelen tek sorun ocaklar değildi. “Yılan hikâyesine dönen sulama göleti” tepkisi Dışkaya’da vatandaşların gündeme getirdiği bir diğer önemli konu ise sulama göleti oldu. Toktaş, bölge halkının uzun süredir beklediği sulama göletinin bir an önce yapılmasını istediğini belirtti. Özellikle tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından sulama altyapısının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Toktaş, projenin vatandaşların ifadesiyle “yılan hikâyesine” dönüştüğünü söyledi. Buradaki tablo, Gürsu kırsalında tarımın geleceği açısından su kaynakları ve sulama altyapısının ne kadar kritik olduğunu da ortaya koydu. Toktaş, Dışkaya Muhtarı Gürol Şişek ve Adaköy Muhtarı Veysel Sarıbal’a da teşekkür etti. Gürsu’nun kırsalında çevre ve tarım aynı dosyada buluşuyor Toktaş’ın köy ziyaretlerinde ortaya çıkan tablo, Gürsu’nun kırsal mahallelerinde çevre ve tarım sorunlarının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini gösterdi. Bir tarafta tarımsal üretimin devam edebilmesi için ihtiyaç duyulan sulama yatırımları bulunurken, diğer tarafta taş ve mermer ocaklarının yarattığı çevresel endişeler vatandaşların gündeminde. Bu durum, Gürsu kırsalında kalkınma politikalarının yalnızca ekonomik yatırımlar üzerinden değil, çevresel sürdürülebilirlik ve tarımsal üretimin korunması üzerinden de ele alınması gerektiği yönündeki beklentiyi güçlendiriyor. Programın son durağı İpekyolu Mahallesi oldu Hasan Toktaş’ın Gürsu programındaki son durağı ise TOKİ konutlarının bulunduğu İpekyolu Mahallesi oldu. Toktaş, 10 bini aşkın vatandaşın yaşadığı mahallede vatandaşlarla bir araya gelerek sorunlarını dinledi. Toktaş’ın değerlendirmesine göre İpekyolu Mahallesi, nüfus yoğunluğuna rağmen temel hizmetlere erişim konusunda ciddi eksikliklerle karşı karşıya. Mahallenin Gürsu merkezine yaklaşık 17 kilometre uzaklıkta bulunduğuna dikkat çeken Toktaş, bölgedeki yaşam koşullarını “mahrumiyet bölgesi” benzetmesiyle eleştirdi. “Yolu yok, ulaşım büyük sorun” İpekyolu Mahallesi’nde vatandaşların en önemli şikâyetlerinden birinin ulaşım olduğunu belirten Toktaş, mahalle ile ilçe merkezi arasındaki bağlantının ciddi bir problem olduğunu söyledi. Nüfusu 10 bini aşan bir yerleşim alanının ulaşım konusunda daha güçlü bir altyapıya sahip olması gerektiğini belirten Toktaş, vatandaşların günlük hayatında ulaşım sorununun eğitimden işe, sağlıktan sosyal yaşama kadar birçok alanı doğrudan etkilediğine dikkat çekti. Sosyal donatı ve sağlık hizmetleri yetersiz Toktaş’ın İpekyolu Mahallesi’nde gündeme getirdiği diğer başlıklar ise sosyal donatı alanları ve sağlık hizmetleri oldu. Mahallede yeterli sosyal donatı alanı bulunmadığını belirten Toktaş, nüfus yoğunluğu dikkate alındığında mevcut imkânların yetersiz kaldığını ifade etti. Sağlık hizmetlerine erişim konusunda da sorun yaşandığını dile getiren Toktaş, mahallede yeterli sağlık ocağı ve sağlık hizmeti bulunmadığını söyledi. Bu durum özellikle yaşlılar, çocuklar ve düzenli sağlık hizmetine ihtiyaç duyan vatandaşlar açısından ulaşım sorunuyla birleştiğinde daha büyük bir problem haline geliyor. “Ormanın ortasında itfaiye birimi yok” İpekyolu Mahallesi’ndeki en dikkat çekici başlıklardan biri ise itfaiye hizmeti oldu. Mahallenin ormanlık alanların içerisinde yer aldığını belirten Toktaş, bölgede bir itfaiye biriminin bulunmamasını eleştirdi. Yangın riskinin yüksek olabileceği bölgelerde acil müdahale kapasitesinin önemine dikkat çeken Toktaş, mahallede yaşayan binlerce vatandaşın güvenliği açısından itfaiye hizmetinin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Toktaş, İpekyolu Mahallesi’ndeki sorunları sıralarken art arda kullandığı “yok, yok, yok” ifadeleriyle vatandaşların yaşadığı hizmet eksikliğine dikkat çekti. Gürsu’da ortak tablo: Ekonomik sıkıntıdan hizmet eksikliğine Hasan Toktaş’ın Gürsu programı, ilçenin merkezinden kırsal mahallelerine kadar farklı kesimlerin ortak bazı sorunlarda buluştuğunu ortaya koydu. Esnaf geçim ve ekonomik koşullardan şikâyet ederken, şoför esnafı artan maliyetler ve sektörün sorunlarını gündeme getirdi. Kırsalda çiftçiler tarımsal üretimin geleceği konusunda endişelerini aktarırken, Dışkaya’da çevre ve sulama sorunları öne çıktı. İpekyolu Mahallesi’nde ise nüfusu 10 bini aşan bir yerleşim alanının ulaşım, sağlık, sosyal donatı ve itfaiye hizmetleri bakımından yetersiz kaldığı yönündeki şikâyetler gündeme geldi. Böylece Toktaş’ın Gürsu ziyaretinde ekonomik sorunlardan altyapıya, tarımdan çevreye, ulaşımdan kamu hizmetlerine uzanan geniş bir sorun listesi ortaya çıktı. Toktaş’ın Gürsu mesajı: “Sahada olmaya devam edeceğiz” Hasan Toktaş’ın ziyaretleri, İYİ Parti’nin Bursa’da saha çalışmalarını sürdürme mesajı açısından da dikkat çekti. İlçe Başkanı Orhan Sevinç ve ilçe yöneticileriyle birlikte gerçekleştirilen programda farklı kesimlerle doğrudan temas kurulması, partinin yerel siyasette vatandaşın gündemini sahadan takip etme stratejisinin bir göstergesi olarak değerlendirildi. Toktaş’ın açıklamalarında özellikle dikkat çeken unsur ise vatandaşların taleplerinin yalnızca dinlenmesiyle yetinilmeyeceği mesajı oldu. Gürsu’da karşılaştığı tabloyu “bir dokunduk, bin ah işittik” sözleriyle özetleyen Toktaş, vatandaşların ekonomik sıkıntılarının, çiftçinin üretim problemlerinin ve mahallelerin temel hizmet ihtiyaçlarının siyasi gündemin merkezinde olması gerektiğini savundu. Gürsu programı, İYİ Parti açısından yalnızca bir ilçe ziyareti değil, aynı zamanda ilçenin farklı kesimlerinin sorunlarını aynı çerçevede ele alan kapsamlı bir saha çalışması olarak öne çıktı. Toktaş’ın ziyaretlerinden çıkan temel mesaj ise şu oldu: Gürsu’da vatandaşın gündemi ekonomi, üretim, ulaşım, sağlık, çevre ve temel kamu hizmetlerine erişim başlıklarında yoğunlaşıyor.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Türkoğlu'ndan Bursa'dan Ankara'ya Güçlü Çağrı: “Meydan Boş Değil, Bayrak Haber

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Türkoğlu'ndan Bursa'dan Ankara'ya Güçlü Çağrı: “Meydan Boş Değil, Bayrak

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Bursa'da gerçekleştirilen Aşure Günü programında birlik ve beraberlik mesajları verirken, 28 Haziran'da Ankara Tandoğan Meydanı'nda düzenlenecek “Bayrak Açıyoruz” buluşmasına da güçlü bir çağrıda bulundu. Osmangazi İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen aşure dağıtımı programında vatandaşlarla bir araya gelen Türkoğlu, Türkiye'nin geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesi Ankara'da buluşmaya davet etti. Aşure Kazanının Başında Birlik ve Beraberlik Mesajı Birlik, dayanışma ve paylaşmanın simgesi olan Aşure Günü dolayısıyla Osmangazi İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen programa yoğun katılım sağlandı. Programa İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, teşkilat yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Vatandaşlara aşure ikram eden Türkoğlu, toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaparak, Türkiye'nin her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Program boyunca vatandaşlarla sohbet eden partililer, hem Aşure Günü'nün manevi anlamını paylaştı hem de Ankara'da gerçekleştirilecek büyük buluşmanın davetini yaptı. “Ankara'da Milletin Bayrağını Hep Birlikte Açacağız” Şehreküstü Meydanı'nda kurulan davet standında açıklamalarda bulunan Türkoğlu, Ankara Tandoğan Meydanı'nda gerçekleştirilecek programın sıradan bir siyasi etkinlik olmadığını belirtti. Türkiye'nin kritik bir süreçten geçtiğini ifade eden Türkoğlu, Cumhuriyet'in temel değerlerine, milli birlik anlayışına ve üniter devlet yapısına sahip çıkmak amacıyla Ankara'da olacaklarını söyledi. “Bizler Ankara'ya yalnızca bir miting yapmak için gitmiyoruz. Cumhuriyetimizin temel değerlerine, milletimizin ortak geleceğine ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bölünmez bütünlüğüne sahip çıkmak için gidiyoruz. Bayrağımızla, inancımızla ve kararlılığımızla Tandoğan Meydanı'nda olacağız” dedi. “Meydan Boş Değil, Türkiye Sahipsiz Değil” Ankara'da verilecek mesajın yalnızca bugünün değil, Türkiye'nin geleceğinin de mesajı olacağını ifade eden Türkoğlu, vatandaşların ülkenin yaşadığı gelişmeleri yakından takip ettiğini söyledi. “Milletimiz yaşananları görüyor, değerlendiriyor ve geleceği için endişe duyuyor. Bizler de bu endişeleri dile getirmek, milletimizin sesi olmak ve Cumhuriyet'in kazanımlarına sahip çıkmak için Ankara'da buluşacağız. Meydan boş değil. Türkiye sahipsiz değil. Bayrak açıyoruz ve millet iradesini bir kez daha güçlü şekilde ortaya koyuyoruz” ifadelerini kullandı. “Ekonomik Sıkıntılara ve Adaletsizliklere Karşı da Ses Vereceğiz” Türkoğlu, Ankara'daki buluşmanın yalnızca milli birlik ve beraberlik vurgusuyla sınırlı olmayacağını belirterek, vatandaşların yaşadığı ekonomik sıkıntıların da gündeme taşınacağını söyledi. Artan hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, gençlerin gelecek kaygısı ve toplumda hissedilen adalet taleplerinin meydanda güçlü şekilde dile getirileceğini belirten Türkoğlu, vatandaşların sesinin duyulması gerektiğini ifade etti. “Bugün emekliden işçiye, çiftçiden esnafa kadar herkes geçim mücadelesi veriyor. Gençlerimiz gelecek kaygısı taşıyor. Vatandaşlarımız adalet ve liyakat beklentilerini her fırsatta dile getiriyor. Ankara'da bu sesleri de hep birlikte yükselteceğiz.” Bursa Teşkilatları Ankara İçin Hazır İYİ Parti Bursa teşkilatlarının günlerdir Ankara programı için yoğun çalışma yürüttüğünü belirten Türkoğlu, ilçe teşkilatlarının vatandaşlarla birebir temas kurarak davet çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Şehreküstü Meydanı'nda kurulan bilgilendirme standının yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Türkoğlu, Bursa'nın Ankara buluşmasına güçlü katılım sağlayacağını kaydetti. Bursa'nın farklı ilçelerinden çok sayıda vatandaşın otobüslerle Ankara'ya hareket edeceğini belirten Türkoğlu, “Tandoğan Meydanı'nda Bursa'nın güçlü sesini duyuracağız” dedi. Teşekkür Mesajı Aşure programının organizasyonunda emeği geçen Osmangazi İlçe Başkanı Mehmet Koçer ve yönetimine teşekkür eden Türkoğlu, teşkilatların sahadaki çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birini yaşadığımız bu anlamlı organizasyonda emeği bulunan Osmangazi İlçe Başkanımız Sayın Mehmet Koçer'e ve kıymetli yönetimine gönülden teşekkür ediyorum. Milletimizle aynı sofrada buluşmaya, aynı heyecanı paylaşmaya ve Türkiye'nin geleceği için birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.” “Tüm Bursalıları Ankara'ya Davet Ediyoruz” Açıklamasının sonunda çağrısını yineleyen Türkoğlu, Türkiye'nin geleceğine, Cumhuriyet'in temel değerlerine ve milli birlik ruhuna sahip çıkmak isteyen tüm vatandaşları Ankara Tandoğan Meydanı'na davet etti. “Bayrağımızın gölgesinde, Cumhuriyetimizin değerleri etrafında kenetlenmek isteyen tüm hemşehrilerimizi Ankara'ya davet ediyoruz. Birlikte olacağız, birlikte ses vereceğiz ve Türkiye'nin yarınlarına hep birlikte sahip çıkacağız.”

Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi’den Sert Tepki: “Bursa’nın Değerlerini Peşkeş Çektirmeyeceğiz” Haber

Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi’den Sert Tepki: “Bursa’nın Değerlerini Peşkeş Çektirmeyeceğiz”

Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi, Bursa Devlet Hastanesi önünde yaptığı açıklamada iktidarın sağlık tesisleri ve kamu arazileri üzerindeki satış politikalarına çok sert sözlerle yüklendi. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Bursa Devlet Hastanesi ve Onkoloji Hastanesi’nin satışına yönelik süreci hedef alan Gazi, alınan kararların Bursa halkının sağlık hakkını doğrudan tehdit ettiğini vurguladı. Gazi, 1868 yılında Bursalıların desteğiyle kurulan ve kentin köklü sağlık kurumlarından biri olan Bursa Devlet Hastanesi’nin satışına yönelik girişimi “tarihi ve vicdani bir yıkım” olarak nitelendirerek, “Bursalılar hastanelerde servislerde dahi yer bulamazken, iktidarın Bursa’nın tam merkezinde bulunan bu köklü kurumu satış listesine koyması kabul edilemez bir aymazlıktır” ifadelerini kullandı. İktidarın kamu varlıklarını sistematik şekilde elden çıkardığını savunan Gazi, “Bursa’nın değerlerini korumak yerine sermayeye devretmeyi görev edinmiş bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu tablo, kötü mirasçı mantığının açık bir göstergesidir” diyerek tepkisini daha da sertleştirdi. Yapılan girişimlere karşı hukuki mücadele başlattıklarını belirten Gazi, Zafer Partisi olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi. Açıklamasında yalnızca hastanelerin değil, son dönemde satışa çıkarılan kamu arazilerinin de ciddi bir tehdit oluşturduğunu dile getiren Gazi, Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’nda deprem toplanma alanı olarak kullanılan arazi, Yıldırım ve Yavuz Selim kavşaklarındaki kritik noktalar ile birlikte toplam dört değerli arazinin satış kararına dikkat çekti. Bu alanların “kupon arazi” niteliği taşıdığını vurgulayan Gazi, “Deprem gerçeğinin kapıda olduğu bir şehirde, toplanma alanlarını bile satış listesine koymak sorumsuzluk değil, doğrudan halkın can güvenliğini hiçe saymaktır” dedi. Öte yandan Bursa Çevre Yolu ve bağlantı otoyollarının özelleştirileceğine dair iddialara da değinen Gazi, bu girişimin doğrudan vatandaşın cebine yeni bir yük bindireceğini ifade etti. “Zaten geçim sıkıntısı altında ezilen Bursalıların omuzlarına aylık binlerce liralık ek yük bindirmek, sosyal devlet anlayışının tamamen terk edildiğinin ilanıdır” diyen Gazi, ulaşımın bir lüks değil temel hak olduğunun altını çizdi. Gazi açıklamasını, “Bursa’nın tek tek değerlerini elden çıkarmaya çalışan bu anlayışa karşı susmayacağız. Hastanelerimizi, arazilerimizi, yollarımızı savunmaya devam edeceğiz. Zafer Partisi Bursa İl Teşkilatı olarak Bursalıların hakkını sonuna kadar koruyacağız” sözleriyle tamamladı.

İŞÇİDER Yönetim Kurulu Bursa Harmancık’ta Toplandı: “İşçi Sınıfı Artık Yeni Bir Yol Haritası Oluşturmalı” Haber

İŞÇİDER Yönetim Kurulu Bursa Harmancık’ta Toplandı: “İşçi Sınıfı Artık Yeni Bir Yol Haritası Oluşturmalı”

İşçi haklarını koruma amacıyla faaliyet gösteren İŞÇİDER (İşçi Haklarını Koruma Derneği), olağan yönetim kurulu toplantısını Genel Başkan İsmail Doru başkanlığında Bursa’nın Harmancık ilçesinde gerçekleştirdi. Toplantıda hem güncel gelişmeler hem de derneğin yürüttüğü ve planladığı faaliyetler kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantıya katılan yönetim kurulu üyeleri tek tek söz alarak, işçilerin ve emeklilerin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunları detaylı biçimde dile getirdi. Artan yaşam maliyetleri, düşük ücretler, emeklilerin geçim sıkıntısı ve sosyal haklardaki gerileme en çok öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, mevcut çalışmaların sürdürülmesi ve yeni projelerin hayata geçirilmesi konusunda fikir birliğine varıldı. İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru, toplantı sonunda yaptığı sert ve dikkat çekici değerlendirme konuşmasında, işçi sınıfının yaşadığı sorunların artık görmezden gelinemeyecek noktaya ulaştığını vurguladı. Doru, “İşçilerin yaşadığı sorunları çok iyi biliyoruz. Bu sorunların çözüm yollarını da en yüksek perdeden, ülkeyi yöneten siyasi otoriteye açık bir şekilde iletiyoruz” ifadelerini kullandı. Başkan Doru, işçi hareketlerinin yıllardır aynı yöntemlere sıkışıp kaldığını belirterek çarpıcı bir eleştiride bulundu: “İşçi sınıfının yaklaşık 100 yıldır değişmeyen A planı sokakta eylem yapmak olmuştur. Ancak dünya değişiyor, koşullar değişiyor. İşçi sınıfı da bu değişime ayak uydurmak zorundadır. Aynı yöntemlerle farklı sonuç beklemek artık gerçekçi değildir.” Sivil toplum kuruluşlarına da açık bir çağrıda bulunan Doru, mücadele yöntemlerinin yeniden düşünülmesi gerektiğini ifade etti: “Tüm STK temsilcilerine sesleniyorum: Gelin artık B planını, C planını konuşalım. Sadece tepki veren değil, yön veren bir yapı haline gelelim. Yönetilen değil, yöneten olmak için mücadele edelim.” Konuşmasında 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın önemine de geniş yer ayıran Doru, bu özel günün sadece sembolik kutlamalarla geçiştirilemeyeceğini vurguladı. Sert ifadeler kullanan Doru, 1 Mayıs’ın işçi sınıfının gerçek sorunlarının güçlü bir şekilde dile getirildiği, somut taleplerin ortaya konduğu bir mücadele günü olması gerektiğini belirtti. İŞÇİDER’in Harmancık’taki toplantısı, işçi hareketinin geleceğine dair yeni tartışmaları gündeme getirirken, özellikle “alternatif mücadele yöntemleri” çağrısıyla dikkat çekti. Dernek yönetimi, önümüzdeki süreçte daha aktif ve etkili bir yol haritası oluşturacaklarını duyurdu.

Memur Emeklisine Bir Darbe Daha: Verilen Sözler Tutulmadı, Sabır Taştı Haber

Memur Emeklisine Bir Darbe Daha: Verilen Sözler Tutulmadı, Sabır Taştı

Kamuoyunda uzun süredir tartışma konusu olan memur emeklilerinin ekonomik durumu, yeni gelişmelerle birlikte yeniden gündemin en üst sıralarına taşındı. Bayram öncesi verilen sözlerin tutulmaması, zaten derin bir geçim sıkıntısı yaşayan milyonlarca emekli için adeta bardağı taşıran son damla oldu. Söz Var, İcraat Yok Hükümet tarafından daha önce dile getirilen seyyanen zam vaadi, memur emeklileri açısından bir kez daha hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Çalışan memurlara yönelik düzenlemeler yapılırken, yıllarca kamuya hizmet etmiş emeklilerin bu artıştan yararlandırılmaması büyük tepki çekti. Uzmanlar, bu durumun sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmadığını vurgularken, emekliler kendilerine verilen sözlerin sistematik şekilde ertelendiğini düşünüyor. Üstelik yalnızca seyyanen zam değil; bayram öncesinde hesaplara yatırılması beklenen maaşlar ve ek ödemeler konusunda da ciddi bir belirsizlik yaşandı. “Bayram müjdesi” olarak sunulan açıklamaların pratiğe yansımaması, kamuoyunda güven erozyonuna yol açtı. “Emekli Neden Cezalandırılıyor?” En çok sorulan soru ise şu: Yıllarca devlete hizmet etmiş memur emeklileri neden kapsam dışı bırakılıyor? Ekonomistler, artan enflasyon karşısında sabit gelirli kesimlerin hızla yoksullaştığına dikkat çekerken, özellikle memur emeklilerinin gelir artışlarının piyasa gerçeklerinin çok gerisinde kaldığını belirtiyor. Sosyal güvenlik politikalarındaki dengesizlikler, çalışan ile emekli arasındaki makasın her geçen gün daha da açılmasına neden oluyor. Bu tablo, emekliler tarafından açık bir “adaletsizlik” olarak yorumlanıyor. Bayram Öncesi Büyük Hayal Kırıklığı Bayram gibi toplumsal dayanışmanın zirveye çıktığı bir dönemde yaşanan bu gelişmeler, emeklilerin psikolojik olarak da yıpranmasına neden oldu. Birçok emekli, temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlandığını ifade ederken; bayram hazırlıklarının yerini derin bir ekonomik kaygı aldı. Maaşların zamanında yatmaması ya da beklentilerin altında kalması, özellikle dar gelirli kesimde ciddi mağduriyet yarattı. Emekliler, “bayram sevincinin yerini geçim derdi aldı” diyerek tepkilerini dile getiriyor. Pazar Ateş Pahası, Emekli Çaresiz Öte yandan çarşı ve pazardaki fiyat artışları da tabloyu daha ağır hale getiriyor. Gıda başta olmak üzere temel tüketim ürünlerinde yaşanan sert yükseliş, sabit gelirli vatandaşların alım gücünü neredeyse yok etmiş durumda. Pazara çıkan emekliler, filelerini dolduramadan geri dönmek zorunda kaldıklarını ifade ediyor. Ekonomik veriler de bu tabloyu doğrular nitelikte. Enflasyonun yüksek seyri, maaş artışlarının reel etkisini kısa sürede eritiyor. Bu durum, emeklilerin her geçen gün daha fazla borçlanmasına ve yaşam standartlarının gerilemesine yol açıyor. Tepkiler Büyüyor Sivil toplum kuruluşları ve emekli dernekleri, yaşanan gelişmelere sert tepki göstererek yetkililere acil çağrıda bulunuyor. Talepler net: Seyyanen zam uygulamasının emeklileri de kapsaması Maaşların enflasyon karşısında korunması Verilen sözlerin gecikmeden hayata geçirilmesi Aksi halde, toplumsal huzursuzluğun artabileceği uyarısı yapılıyor. Güven Krizi Derinleşiyor Gelinen noktada en dikkat çekici unsur ise oluşan güven krizi. Art arda verilen ancak karşılığı görülmeyen sözler, kamuoyunda ciddi bir inandırıcılık sorunu yaratmış durumda. Emekliler, artık açıklamalardan çok somut adımlar görmek istediklerini açıkça dile getiriyor. Sonuç olarak, memur emeklilerinin yaşadığı bu tablo yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda sosyal ve psikolojik bir krize işaret ediyor. Bayram öncesi umutlanan milyonlarca insanın hayal kırıklığına uğraması, meselenin ciddiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Gözler şimdi atılacak adımlarda. Ancak emeklilerin sabrının giderek tükendiği de açıkça görülüyor.

“Bayram gelmiş neyime” Haber

“Bayram gelmiş neyime”

Osman Yılmaz, DEVA Partisi Bursa Ekonomi ve Finans Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı, 2025 yılı Türkiye ekonomisine ilişkin çarpıcı ve sert bir değerlendirme yaptı. Yılmaz, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde milyonlarca vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıya dikkat çekerek, “Bayram gelmiş neyime” sözleriyle özetlenen bir tabloya işaret etti. “Bayram var ama sevinç yok” Yılmaz, değerlendirmesine, Cemil Cankat’a ait ve Emel Taşçıoğlu tarafından seslendirilen “Bayram Gelmiş Neyime” türküsünü hatırlatarak başladı. Türkiye’de geniş kesimlerin yaşadığı ekonomik daralmayı bu sözlerle ifade eden Yılmaz, toplumun önemli bir bölümünün bayramı karşılayacak durumda olmadığını vurguladı. “Bayram geliyor ama milyonlar için hiçbir anlam ifade etmiyor. Çünkü insanlar artık geçinemiyor” diyen Yılmaz, özellikle asgari ücretli ve emeklilerin yaşadığı tabloyu “derin bir yoksulluk krizi” olarak nitelendirdi. Açlık sınırının altında bir yaşam Türkiye’de milyonlarca insanın açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini belirten Yılmaz, “Bugün asgari ücretli de emekli de ay sonunu getiremiyor. Sofralar küçülmüş, umutlar tükenmiştir” ifadelerini kullandı. Artan enflasyon karşısında maaşların hızla eridiğini vurgulayan Yılmaz, alım gücündeki dramatik düşüşün toplumun geniş kesimlerini doğrudan etkilediğini söyledi. “Gençlik umutsuz, annelerin yüreği kanıyor” Ekonomik krizin en ağır sonuçlarından birinin genç işsizliği olduğunu belirten Yılmaz, ne eğitimde ne de istihdamda yer alan yaklaşık 6,5 milyon gence dikkat çekti. “Bu sadece ekonomik bir veri değildir; bu, annelerin yüreğine düşen ateştir” diyen Yılmaz, gençlerin geleceksizliğe itildiğini ve bunun toplumsal bir kırılmaya yol açtığını ifade etti. “Gülmeyi unutan bir toplum yaratıldı” Toplumun psikolojik olarak da ağır bir yük altında olduğunu dile getiren Yılmaz, “İnsanlar artık gülmeyi unuttu. Her geçen gün biraz daha yoksullaşıyor, biraz daha umutsuzlaşıyor” dedi. Bayramların paylaşma ve sevinç zamanı olması gerekirken, bugün geniş halk kesimleri için kaygı ve hesap günü haline geldiğini belirten Yılmaz, ekonomik politikaların toplum üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekti. “Bu tablo kader değil” Osman Yılmaz; ” Bayram gelmiş neyime anam anam garibem Kan damlar yüreğime anam anam garibem Yaralarım sızlıyor anam anam garibem Gülmek benim neyime anam anam garibem Cemil Cankat’a ait ‘’ bayram gelmiş neyime’’ adlı yukarıdaki türküyü sanatçı Emel Taşcıoğlu çok güzel söyler. Türkiye’de açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca asgari ücretli ve emeklinin durumunu düşündükçe, bu hafta kutlayacağımız Ramazan Bayramı vesilesiyle bu türkü hatırıma geldi. Milyonlar geçim sıkıntısı altında bayramın gelmesine sevinemiyor. Gülmeyi unutmuşlar, her gün alım güçleri eriyor, ne eğitimde ne işte olan 6,5 milyon genç işsiz anaların yüreğini sızlatıyor. Türkiye ekonomisinin 2025 deki performansı da bayram tadında değil ne yazık ki BÜYÜME 2025 de %3,6, gayri safi milli hasılamız 1,6 trilyon dolar, kişi başı gelirimiz 18.040 dolar olmuş Ama bu gelirin %48 ini ilk %20 lik dilimde yer alan zenginler almış, açlık (32.365 TL) ve yoksulluk (105.424 TL)sınırının altında yaşayan milyonlarca vatandaşımız sadece %6 sını almış Ülkenin can damarı olan sanayicilerimiz yüksek kredi faizleri, bastırılmış kurlar ve artan maliyetlerin gölgesinde %2,96 büyüyerek ortalamanın altında kalmış Ülkemizin hayat kaynağı tarım üreticilerimiz bırakın büyümeyi %8,8 küçülmüş, tarımda başka ülkelere muhtaç hale gelmişiz CARİ AÇIĞIMIZ 25,2 milyar dolar, DIŞ TİCARET AÇIĞIMIZ 92,90 milyar dolar, KAMU BORÇ STOĞUMUZ 196,8 milyar dolar, ÖZEL SEKTÖR BORÇ STOĞUMUZ 298,2 milyar dolar olmuş, ülke olarak gelirimiz giderimizi karşılamamış, açığımızı borçla finanse etmişiz. ENFLASYON %30,89 olmuş, hayat resmi verilere göre %31 daha pahalan…

Bursa’da Musluklardan Su Değil, Zam Akıyor: Vatandaş İsyanda, İYİ Parti Sahada Haber

Bursa’da Musluklardan Su Değil, Zam Akıyor: Vatandaş İsyanda, İYİ Parti Sahada

Bursa’da art arda gelen su zamları, artık yalnızca bir belediye tarifesi tartışması olmaktan çıktı; geçim derdiyle boğuşan binlerce ailenin günlük hayatını doğrudan etkileyen ciddi bir toplumsal soruna dönüştü. Artan faturalar karşısında çaresiz kalan vatandaşlar, “Su bile lüks oldu” diyerek tepkilerini dile getirirken, İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı bu tepkileri örgütlü bir sese dönüştürmek amacıyla imza kampanyası başlattı. Bu kapsamda İYİ Parti Orhangazi İlçe Teşkilatı, Orhangazi Pazartesi Pazarı Postane girişi önünde stant kurarak vatandaşlarla bir araya geldi. Sabahın erken saatlerinden itibaren standın önünde toplanan yurttaşlar, hem imza verdi hem de yaşadıkları ekonomik sıkıntıları anlattı. “Faturalar Gelmeden Evde Huzur Kalmıyor” Standı ziyaret eden birçok vatandaş, özellikle dar gelirli aileler, emekliler ve asgari ücretle geçinenler için su faturalarının artık ödenemez hâle geldiğini ifade etti. Pazara alışverişe gelen bir emekli vatandaş, “Elektrik, doğalgaz derken şimdi bir de su faturası korkusu yaşıyoruz. Musluğu açmaya çekinir olduk. Bu kadar zam olur mu?” sözleriyle yaşadığı sıkıntıyı dile getirdi. Bir başka vatandaş ise kalabalık ailelerin durumuna dikkat çekerek, “Çocuklu aileler ne yapacak? Su kullanmadan hayat mı geçer? Temizlik, yemek, banyo… Bunlar lüks değil, zorunluluk” diyerek tepkisini ortaya koydu. İYİ Parti: “Su Ticari Bir Meta Değil, Temel Bir İnsan Hakkıdır” İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, stand çalışması sırasında yaptığı açıklamada suyun bir gelir kapısı değil, temel bir yaşam hakkı olduğunu vurguladı. Bakış, son dönemde yapılan fahiş zamların sosyal adaletle bağdaşmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bursa’da artık musluklardan su değil, zam akıyor. Vatandaşlarımız temel bir ihtiyacını karşılayamaz hâle getirildi. Su, ticari bir meta değildir; insan hakkıdır. Emekli, işçi, esnaf zaten geçim derdiyle boğuşuyor. Bu zamlar, halkın sırtına yüklenen yeni bir kamburdur.” “Bu Zamlar Sosyal Belediyecilikle Bağdaşmıyor” Bakış, yerel yönetimlerin asli görevinin vatandaşı korumak ve yaşamını kolaylaştırmak olduğunu belirterek, yapılan zamların sosyal belediyecilik anlayışıyla örtüşmediğini söyledi. “Bir belediye, bütçe açıklarını vatandaşın musluğundan kapatamaz” diyen Bakış, su fiyatlarındaki artışın şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiğini ifade etti. İmza kampanyasının amacının yalnızca bir itiraz değil, aynı zamanda halkın sesini yetkililere duyurmak olduğunu belirten Bakış, “Bu imzalar, Bursalıların ‘Artık yeter’ demesidir” dedi. Pazarda Gündem: Geçim Sıkıntısı ve Zamlar Pazartesi Pazarı’nda kurulan stant, kısa sürede bölgenin gündemi hâline geldi. Alışveriş yapan vatandaşlar yalnızca su zamlarını değil; artan gıda fiyatlarını, düşen alım gücünü ve her ay kabaran faturaları da dile getirdi. Birçok yurttaş, zamların zincirleme şekilde hayatın her alanını etkilediğini belirterek, “Suya gelen zam, her şeye zam demek” sözleriyle durumu özetledi. İmza Kampanyası Sürecek İYİ Parti Orhangazi İlçe Teşkilatı, imza kampanyasının önümüzdeki günlerde farklı mahalle ve noktalarda da devam edeceğini açıkladı. Toplanan imzaların ilgili kurumlara iletileceğini belirten yetkililer, geri adım atılana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti. Bülent Bakış, çağrısını şu sözlerle yineledi: “Bu haksız zamların geri alınması için tüm hemşehrilerimizi sesimize ses olmaya davet ediyoruz. Bir imza, bir itirazdır. Birlikte hareket edersek, bu yanlış politikaları değiştirebiliriz.” Vatandaşın Talebi Net Bursa’da yükselen ortak ses açık ve net: Vatandaş, temel ihtiyaçların erişilebilir olmasını istiyor. Su faturalarının makul seviyelere çekilmesini, zamların gerekçelerinin şeffaf şekilde açıklanmasını ve sosyal adaletin gözetilmesini talep ediyor. Musluktan akanın zam değil, su olduğu bir Bursa için verilen bu mücadele, önümüzdeki günlerde de kentin gündeminde olmaya devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.