Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kemal Kılıçdaroğlu

Gürsu Haber - Kemal Kılıçdaroğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kemal Kılıçdaroğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: SUÇA BULAŞMAMIŞ TERÖR ÖRGÜTÜ NE DEMEK? Haber

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: SUÇA BULAŞMAMIŞ TERÖR ÖRGÜTÜ NE DEMEK?

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, TBMM’de görüşülen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi ile ilgili partisinin Rize İl Başkanlığında basın toplantısı düzenledi. Genel Başkan Ağıralioğlu özetle şunları söyledi: BU NASIL SUÇA BULAŞMAMAK? “Suça bulaşmamış terör örgütü ne demek? Suça bulaşmamış terör örgütü mensubu ne demek? Hukukta karşılığı şudur bunun: Terör örgütü mensubu olmaktır... Mesela ‘suça bulaşmamış’ diye çıkardığınız adamların bir kısmı şöyle olabilir: Suça bulaşmamış ama vuracak olanların hepsine imkân sağlamış, silah bulmuş, eroin satmış, esrar satmış, kaçakçılık yapmış, alçaklık yapmış; hem çocuklarımızı zehirlemiş hem de kazandığı parayla PKK’ya silah temin etmiş. Vurmamış ama vurana silah vermiş. Bu şimdi suça bulaşmamış mı oluyor? Kendisi vurmamış ama koordinat vermiş mesela; bombalanacak yerin koordinatını vermiş, istihbarat vermiş, pusu kurulacak yerin koordinatını vermiş. Bu şimdi suça bulaşmamış mı oluyor? BİZ PKK’YA DÜŞMANIZ; YPG, PYD VE PJAK DURUYOR! Biz Kürtlerle küs değiliz, biz PKK’yla mücadele ediyoruz. PKK’yla da barışmayacağız. Siz ‘barış’ diyorsanız, biz Kürtlerle küs değiliz. Biz PKK’ya, terör örgütüne düşmanız ve gömeceğiz onları. Terör örgütüyle barışmak gibi bir şey diyorsanız bizim böyle bir gündemimiz yok. ‘Kürtlerle barışacağız’ diyorsanız, Kürtlere küs değiliz, kardeşiz biz. Biz Kürtlerle beraber bu teröristlerin canını okuyoruz bu kadar zamandır, bir tane Kürt’ü PKK’ya kaptırmamak için. Şimdi güya barış lakırdılarının arasında ‘Pişman değiliz, terörist de değiliz, teslim de olmadık’ diye bağıran, konuşan PKK’lılar gördük. Bu arada YPG duruyor, bu arada PYD duruyor, bu arada PJAK duruyor, bu arada Suriye’de bir entegrasyon konuşuluyor. Sınırlarımızda bir savaş var, görülüyor. YETKİNİZİ YENİLEYİN… Bütün bunlar olup biterken biz bir şeye inandırılıyoruz. Hassasiyetlerimiz var, ne dediysek hükûmeti döndüremedik. Şimdi Rize’den, Cumhurbaşkanımızın memleketinden, 24 yıldır memleketi yönetsin diye arkasında milletin dağ gibi durduğu bir hükûmetin kurucusunun memleketinden sesleniyorum: Geçen seçimi, 2023 seçimini Sayın Cumhurbaşkanımız ve hükûmetin üyeleri, Cumhur İttifakı şöyle kazandı. Bütün seçim propagandası ‘PKK’nın canını okuyacağız, Öcalan’a nefes aldırmayacağız, PKK’lıları meclise sokmayacağız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu bölücülerle beraberliğini, PKK’nın siyasi uzantısı olan HDP’nin meclisteki varlığı da dahil her şeyi engelleyeceğiz.’ diye seçildiler. Cumhurbaşkanımız o dönem buralarda da konuştu. Dedi ki: ‘Bu Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verirseniz Öcalan’ı meclise çağıracak, bu Selahattin’i evine gönderecek, evine çıkaracak, meclise çağıracak, affedecek, çıkaracak.’ diyordu Sayın Cumhurbaşkanı. ‘Bu HDP ne? PKK’nın siyasi uzantısı.’ Öyle diyordu. ‘Bunlara oy vermeyin. Biraz enflasyona, biraz fakirliğinize, biraz işsizliğinize sebep olduk; bunları toparlayacağız ama çok şükür ki vatanınıza kem söz edenlere, düşmanlık edenlere de tebessüm etmedik’ diyorlardı. Geçen seçimi bu yetkiyle kazandınız. Rize’de yaptığımız basın toplantısının merkezinde olan şeyi söylüyorum size: Geçen seçimi milletle yaptığınız mukavele üzerinden bu meşruiyetle kazandınız. Yani bu milletle sözleşmeniz düştü boşa. Şimdi bunu yapmaya yetkiniz yok. Ya yetkinizi yenileyeceksiniz ya da bu yaptığınızı milletinize soracaksınız. O zaman bu yasayı millete sunacaksınız. Yani ya erken seçim ya referandum! ÖCALAN KÜRT DEĞİLDİR! Öcalan Kürt değildir, Öcalan Kürtlerin temsilcisi değildir. PKK Kürtler için kurulmuş bir sosyal organizasyonmuş gibi gösteriliyor. PKK Kürtlerin başına bela olmuş bir terör örgütüdür. Milletin de başına bela olmuş, Kürtlerin de başına bela olmuş bir terör örgütüdür. Biz memleketimizde Anayasa’yı tartıştırmayız, üniter yapıyı tartıştırmayız, resmi dil taleplerini asla müsamahayla karşılamayız. Ana dil haktır, devlet geliştirir, müsaade eder, kültürel olarak bunların hepsini destekler. Resmi dil Türkçedir! Kürtlerimizi de hamiyetli davranmaya davet ediyorum. İsrail’in elinde oyuncak edecek sizi bu Amerikalılar. Dolayısıyla siz dünya ahiret milletinizle kardeş olup bu terör örgütleriyle beraber omuz omuza mücadele edeceğimiz kardeşlerimizsiniz. Biz sizi PKK’lılara vermeyeceğiz, hiçbir şartla vermeyeceğiz. Dolayısıyla bu hassasiyet koordinatlarında Rize’de ‘Ya erken seçim ya referandum’ diyoruz. CHP VE YENİ PARTİNİN YASAYA ‘EVET’ VERMELERİNİ YADIRGADIM… Kemal Kılıçdaroğlu, 2023 seçimlerinde bu kadar laf söz duydu hükümetten; şimdi beraberler… Özgür Özel’e de o kadar söz söylüyorlardı, Özgür Bey de onlara bu kadar söz söylüyordu. Bu kadar kavganın arasında nasıl oluyor da siz çocuklarımızın katillerinin affında anlaşabiliyorsunuz? Yani hiç mi milletinize yaslanmayacaksınız? Hiç mi milletinizi duymayacaksınız? Hiç mi milletiniz için bir şey söylemeyeceksiniz? O yüzden bu koordinatlarda olmalarını inanın yadırgadım. Yasaya ‘evet’ vermelerini yadırgadım. Biz bu milletin evlatlarıyız. Vatanı koruyacağız, devleti koruyacağız, cumhuriyeti koruyacağız, sınırları koruyacağız. Türk milletini, Türk milleti olarak koruyacağız. Ulus devleti koruyacağız, üniter yapıyı koruyacağız, memleketi dış mihraklara, operasyonlara karşı koruyacağız. Aileyi, ferdi, her şeyi koruyacağız.”

CHP kurultay davası ertelendi! Mahkemeden "İBB dosyasıyla birleşsin" talebi Haber

CHP kurultay davası ertelendi! Mahkemeden "İBB dosyasıyla birleşsin" talebi

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38'inci Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla açılan ceza davası ertelendi. Üçüncü celsesi bugün Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Ekrem İmamoğlu, Özgür Çelik, Cemil Tugay ve Rıza Akpolat'ın da aralarında olduğu 12 kişi yargılanıyor. İddianamede eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mağdur, İmamoğlu müdafi, eski CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş müşteki olarak yer alıyor. "KURULTAY DELEGELERİNE ÇEŞİTLİ VAATLER VERİYORLARDI" Duruşmaya; sanıklardan İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile taraf avukatları katıldı. Söz konusu dönemin bazı delegeleri, tanık olarak dinlendi. Dönemin İzmir delegesi H.K., kurultay öncesi bazı isimlerin kendisiyle görüşmek istediğini öne sürerek, "Ankara'ya gittik. Kurultay delegelerinin kaldığı otele yerleştik. Mehmet Kılıçarslan eski Mardin İl Başkanı geldi. Cemil Tugay, Mehmet Kılıçarslan, Özgür Çelik, Buğra Gökçe, Özkan Tice bunlar hepsi organize bir şekilde çalışıyorlardı. Kurultay delegelerine çeşitli vaatler veriyorlardı. İş vaadi, belediye meclis üyeliği vaadi. İsteklerini, taleplerini alıyorlardı. Ona göre değerlendiriyorlardı. Mehmet Kılıçarslan, 'Seninle Özgür Özel'le görüşelim' dedi. Ben kabul etmedim" dedi. "İMZA ATTIK, BİN DOLAR VERDİ" Tanık dönemin Erzurum delegesi Y.G. ise il başkanının para dağıttığını iddia ederek, "Erzurum kongresinden sonra il başkanlığı binasında delegeler ile toplantı yaptı il başkanı. İl başkanı Ankara'ya gidip, en çok parayı verene oy verileceğine ilişkin pazarlık yapacağını söyledi. Ankara'ya gidip döndü. Tekrar toplandık. İl başkanı, hepimize 50'şer euro dağıttı. Ankara'da kurultay gecesi son bir yemeğe gittik. Oradan da pavyona geçtik. İl başkanı beni dışarı çıkarıp, 4 imzaya ihtiyacı olduğunu söyledi. İmza attık ve bin dolar para verdi. Abdulkadir Ş. parayı kabul etmedi, 'Sen beni parayla satın alamazsın' dedi. İl başkanı daha sonra herkesin attığı oyu WhatsApp'tan kendisine gönderilmesini söyledi. İl başkanının İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum. İl başkanının para aldığını net şekilde biliyorum" diye konuştu. "KILIÇDAROĞLU'NA OY VERDİM, İHRAÇ EDİLDİM" Tanık dönemin Batman delegesi Y.Ö. de oy yönlendirmesi yapıldığını ileri sürerek, "Kurultay akşamı biz bir otelde konakladık. İl başkanımız lobiye çağırdı, oylarımızı Özgür Özel'e vermemizi istedi. Buna rağmen Kemal Kılıçdaroğlu'na oy verdim. Sonrasında partiden çıkartıldım, ihraç edildim. Kurultay sonrasında Y.'nin oğlu, meclis üyesi seçildi. Bu yükün altında kalmamak için kurultayın iptali için dava açtım" dedi. "300 MÜ İSTİYORSUN, 500 MÜ" Tanık dönemin Bursa delegesi S.T. ise kurultaya ilişkin, "Kaldığımınız otelin lobisinin ön tarafında Genel Başkan Özgür Özel'in broşürlerinin bulunduğu bir stant vardı. Orada kurultay delegelerine, imza atanlara bir deri çanta veriliyordu. Ancak para değildi, kesinlikle para yoktu. Oylama salonuna geldiğimizde, salonun çeşitli yerlerinde cep telefonu kutuları vardı. Yerlerde kutular vardı. Yolda giderken bilmediğim, telefonumda kayıtlı olmayan bir numaradan arandım. 12 kurultay delegesini ikna etmem karşılığında '300 mü istiyorsun, 500 mü istiyorsun?' şeklinde ucu açık bir teklif sundu. Bunun TL, dolar ya da euro olabileceğini söyledi. 300 TL olmadığı açıktı. Ben de 14 Mayıs seçimlerinde zor bir sürece girdiğimizi, madem partinin böyle büyük paraları varsa neden o dönemde kullanılmadığını söyledim" diye konuştu. "TANIK OLMAMAM İÇİN PARA TEKLİF EDİLDİ" Tanık T.E. ise kendisine söz konusu davada tanık olmaması için 500 bin euro para teklif edildiğini iddia ederek, "2005'ten beri parti üyesiyim. Birilerinin iddia ettiği gibi çevrem yok, 3 yıllık gazeteciyim. Bunlara şahit olunca ilk günden beri kendimi anlatmak için vazife ettim. Mustafa Kemal'in partisinde bunların olamayacağını düşündüm" dedi. GÖZLER İSTANBUL'DA Savunmaların ardından, davanın duruşması 1 Nisan'a ertelendi. Mahkeme, davanın İstanbul 40. Ağır Ceza'daki İBB dosyasıyla birleştirilmesini talep etti. Gözler İstanbul'daki mahkemenin vereceği kararda. NE OLMUŞTU? Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kasım 2023'te yapılan CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin iddialarla ilgili yürütülen soruşturma sonunda dava açılmıştı. İddianamede; İmamoğlu'nun divan başkanı olduğu CHP 38'inci Olağan Kurultayı'nda, bazı delegelere para verildiği, adaylık ve iş vaadinde bulunulduğu, market kartı dağıtıldığı, oy pusulası fotoğraflarının istendiği, ikinci turun geciktirilerek yanlış bilgilendirme yapıldığı ve bu yollarla Özgür Özel'in kazanması için delegelerin iradelerinin yönlendirildiği iddia edilerek, tüm sanıkların 'Seçim Kanunu'na muhalefet' suçundan 3'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edilmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.