Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarımsal Üretim

Gürsu Haber - Tarımsal Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarımsal Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HAGEL MECLİSİ MUSTAFA IŞIK BAŞKANLIĞI’NDA TOPLANDI Haber

HAGEL MECLİSİ MUSTAFA IŞIK BAŞKANLIĞI’NDA TOPLANDI

Gürsu Sebze ve Meyve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Kamil Dönmez, üç yıl önce başlatılan doğal üretim yolculuğunun bugün seri üretime dönüştüğünü söyledi. Gürsulu kadınların el emeğiyle hazırlanan katkısız ve düşük tuzlu turşular, hibiskus ve zencefil gibi farklı aromalarla sofralara yeni bir tat sunuyor. BURSA’NIN YENİ TURŞU ÜSSÜ GÜRSU’DA Gürsu Belediyesi, Gürsu Sebze ve Meyve Pazarlama Kooperatifi ve Gürsu Ziraat Odası’nın ortak çalışması ile ilçede açılan tesiste katkısız ve düşük tuzlu turşu üretimine başlandı. Türkiye’nin meyve bahçesi Gürsu Ovası’nda, kollektif bir emekle hayata geçirilen yeni proje, hem insan sağlığına hem çevreye hem doğaya hem de besin sektörüne büyük katkı sunacak. Üç yıl önce başlatılan doğal üretim yolculuğu, bugün ilçede seri üretime dönüştü. Gürsulu kadınların el emeğiyle hazırlanan katkısız ve düşük tuzlu turşular, hibiskus ve zencefil gibi farklı aromalarla sofralara yeni bir tat sunuyor. GÜRSULU KADINLARIN EL EMEĞİ SOFRALARA ULAŞIYOR Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’ın üçüncü dönem seçim vaatleri arasında yer alan Gürsu Yaş Sebze ve Meyve Kurutma Tesisi’nde üretim tamamen kadın emeğine dayanıyor, fabrikasyon yerine geleneksel üretim modeli tercih ediliyor. Tesiste bir makine üretimi yok. Gürsulu kadınlar turşuları tek tek el emeğiyle hazırlıyor. Böylece hem doğal üretim yapılıyor hem de kadın istihdamına katkı sağlanıyor. Kooperatif ve Gürsu Belediyesi’nin bu işbirliği, yerel üretici kadınlara ekonomik destek sağlaması yönüyle sosyal bir proje olarak da öne çıkıyor. Gürsu Sebze ve Meyve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Kamil Dönmez, “Biz üç yıl önce sağlıklı ve doğal üretim hedefiyle kolları sıvadık. Gürsu’nun meyvecilikteki gücünü farklı bir alana taşıdık. İlçemizin armudu, sultani üzümü ve birçok meyvesini turşuya dönüştürüyoruz” dedi. Son bir ay içerisinde seri üretime geçtiklerini açıklayan Dönmez, Ar-Ge çalışmalarının da aralıksız sürdüğünü ifade etti. Yakın dönemde e-ticaret altyapısının devreye alınacağını belirten Dönmez, ürünlerin market raflarında daha yaygın şekilde yer alacağını söyledi. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ise, “Bütün ürünlerimizi pastörize şekilde üretiyoruz ve iki yıl raf ömrüne sahip ürünler ortaya çıkarıyoruz. Yeni lezzetler ve farklı tekniklerle Bursa gastronomisine sağlıklı ürünler kazandırdık. Bursa’nın artık yeni bir turşu noktası var. Bu üretim modeli aslında tam anlamıyla yerel kalkınma ve tarımsal üretim modelinin de örneğidir. Kooperatifimiz emeğiyle, biz de yer desteğimizle ortaya bu güzel işi çıkardık. Son derece mutluyum” dedi. HİBİSKUSLU VE ZENCEFİLLİ ÖZEL TARİFLER Gürsu Yaş Sebze Meyve Kurutma Tesisi’nin en önemli özelliklerinden birisi klasik turşu anlayışının dışına çıkan özel reçeteler oldu. Eser miktarda tuz kullanılan ürünlerde hibiskus ve zencefil gibi farklı aromalar tercih edilerek hem sağlık hem de lezzet ön plana çıkarılıyor. Yeni nesil turşular Bursa gastronomisine farklı bir soluk getirirken ürün çeşitliliği her geçen gün artıyor. Yeni ürün planlamaları arasında kuşkonmaz turşusu gibi farklı çeşitlerin yanı sıra organik meyve suları da bulunuyor. Nihai amaç ise katkısız doğal meyve suyu üretimini sağlayabilmek. Meyve atıklarına karşı da ciddi bir tasarruf sağlayan bu yeni üretim modeli ile Gürsu Ovası’na katma değer sağlanmış olacak.

GÜRSU OVASI’NA KADIN ELİ DEĞDİ Haber

GÜRSU OVASI’NA KADIN ELİ DEĞDİ

Gürsu Sebze ve Meyve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Kamil Dönmez, üç yıl önce başlatılan doğal üretim yolculuğunun bugün seri üretime dönüştüğünü söyledi. Gürsulu kadınların el emeğiyle hazırlanan katkısız ve düşük tuzlu turşular, hibiskus ve zencefil gibi farklı aromalarla sofralara yeni bir tat sunuyor. BURSA’NIN YENİ TURŞU ÜSSÜ GÜRSU’DA Gürsu Belediyesi, Gürsu Sebze ve Meyve Pazarlama Kooperatifi ve Gürsu Ziraat Odası’nın ortak çalışması ile ilçede açılan tesiste katkısız ve düşük tuzlu turşu üretimine başlandı. Türkiye’nin meyve bahçesi Gürsu Ovası’nda, kollektif bir emekle hayata geçirilen yeni proje, hem insan sağlığına hem çevreye hem doğaya hem de besin sektörüne büyük katkı sunacak. Üç yıl önce başlatılan doğal üretim yolculuğu, bugün ilçede seri üretime dönüştü. Gürsulu kadınların el emeğiyle hazırlanan katkısız ve düşük tuzlu turşular, hibiskus ve zencefil gibi farklı aromalarla sofralara yeni bir tat sunuyor. GÜRSULU KADINLARIN EL EMEĞİ SOFRALARA ULAŞIYOR Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’ın üçüncü dönem seçim vaatleri arasında yer alan Gürsu Yaş Sebze ve Meyve Kurutma Tesisi’nde üretim tamamen kadın emeğine dayanıyor, fabrikasyon yerine geleneksel üretim modeli tercih ediliyor. Tesiste bir makine üretimi yok. Gürsulu kadınlar turşuları tek tek el emeğiyle hazırlıyor. Böylece hem doğal üretim yapılıyor hem de kadın istihdamına katkı sağlanıyor. Kooperatif ve Gürsu Belediyesi’nin bu işbirliği, yerel üretici kadınlara ekonomik destek sağlaması yönüyle sosyal bir proje olarak da öne çıkıyor. Gürsu Sebze ve Meyve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Kamil Dönmez, “Biz üç yıl önce sağlıklı ve doğal üretim hedefiyle kolları sıvadık. Gürsu’nun meyvecilikteki gücünü farklı bir alana taşıdık. İlçemizin armudu, sultani üzümü ve birçok meyvesini turşuya dönüştürüyoruz” dedi. Son bir ay içerisinde seri üretime geçtiklerini açıklayan Dönmez, Ar-Ge çalışmalarının da aralıksız sürdüğünü ifade etti. Yakın dönemde e-ticaret altyapısının devreye alınacağını belirten Dönmez, ürünlerin market raflarında daha yaygın şekilde yer alacağını söyledi. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ise, “Bütün ürünlerimizi pastörize şekilde üretiyoruz ve iki yıl raf ömrüne sahip ürünler ortaya çıkarıyoruz. Yeni lezzetler ve farklı tekniklerle Bursa gastronomisine sağlıklı ürünler kazandırdık. Bursa’nın artık yeni bir turşu noktası var. Bu üretim modeli aslında tam anlamıyla yerel kalkınma ve tarımsal üretim modelinin de örneğidir. Kooperatifimiz emeğiyle, biz de yer desteğimizle ortaya bu güzel işi çıkardık. Son derece mutluyum” dedi. HİBİSKUSLU VE ZENCEFİLLİ ÖZEL TARİFLER Gürsu Yaş Sebze Meyve Kurutma Tesisi’nin en önemli özelliklerinden birisi klasik turşu anlayışının dışına çıkan özel reçeteler oldu. Eser miktarda tuz kullanılan ürünlerde hibiskus ve zencefil gibi farklı aromalar tercih edilerek hem sağlık hem de lezzet ön plana çıkarılıyor. Yeni nesil turşular Bursa gastronomisine farklı bir soluk getirirken ürün çeşitliliği her geçen gün artıyor. Yeni ürün planlamaları arasında kuşkonmaz turşusu gibi farklı çeşitlerin yanı sıra organik meyve suları da bulunuyor. Nihai amaç ise katkısız doğal meyve suyu üretimini sağlayabilmek. Meyve atıklarına karşı da ciddi bir tasarruf sağlayan bu yeni üretim modeli ile Gürsu Ovası’na katma değer sağlanmış olacak.

Fadıllı’da incir üreticilerinin feryadı: “Ürünümüz maliyetini karşılamıyor” Haber

Fadıllı’da incir üreticilerinin feryadı: “Ürünümüz maliyetini karşılamıyor”

Bursa’nın kırsal mahallelerinde üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar gündeme taşınmaya devam ediyor. Nilüfer’in Fadıllı Mahallesi’nde düzenlenen basın açıklamasında bu sezon ağır mağduriyet yaşayan incir üreticilerinin sorunları kamuoyuna aktarılırken, üreticilerin artan girdi maliyetleri karşısında ürünlerini değerinde satamadığı ve zarar ettiği vurgulandı. Programın ardından Akçalar Mahallesi’ne geçen siyasi parti heyeti, vatandaşlarla bir araya gelerek ekonomik sorunları ve mahalle sakinlerinin talep ve beklentilerini dinledi. Bursa’nın Nilüfer ilçesinde gerçekleştirilen saha çalışmaları kapsamında Fadıllı ve Akçalar mahallelerinde vatandaşlarla bir araya gelen siyasi parti yöneticileri, bölgedeki üreticilerin ve vatandaşların yaşadığı ekonomik sorunları gündeme taşıdı. Programın ilk durağı Fadıllı Mahallesi oldu. Burada düzenlenen basın açıklamasında, özellikle incir üreticilerinin içinde bulunulan üretim sezonunda yaşadığı ekonomik mağduriyet ele alındı. Toplantıda, çiftçinin artan maliyetler karşısında ürününü değerinde satamadığı, mevcut piyasa fiyatlarının üretim maliyetlerini dahi karşılamadığı ve bu durumun tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. Basın açıklamasına Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, İl Başkanı İsmail Kaya, Nilüfer İlçe Başkanı Selahattin Çakmak, Osmangazi İlçe Başkanı Mehmet Koçer, teşkilat yöneticileri ve incir üreticileri katıldı. İncir üreticisi maliyet kıskacında Fadıllı’daki toplantının ana gündemini incir üreticilerinin yaşadığı mağduriyet oluşturdu. Üreticilerin tarlaya ve ürüne yaptıkları yatırımın karşılığını alamadıkları belirtilirken, gübre, ilaç, mazot, işçilik ve diğer üretim giderlerindeki artışın çiftçinin üzerindeki yükü her geçen gün artırdığına dikkat çekildi. Üreticinin kilogram başına maliyetinin mevcut piyasa fiyatlarıyla karşılanamadığı ifade edilirken, ürününü satmasına rağmen zarar eden çiftçilerin gelecek sezon yeniden üretim yapabilmesinin de risk altına girdiği vurgulandı. Bölgede üreticiler, emek ve alın teriyle yetiştirdikleri incirin hak ettiği değeri bulmasını isterken, tarımsal üretimin devamlılığı için üreticinin korunması gerektiği mesajını verdi. Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, çiftçinin yalnızca ürününü yetiştirme aşamasında değil, ürünün pazarlanması ve değerinde satılması noktasında da desteklenmesi gerektiği belirtildi. “Çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz” Basın açıklamasında üreticilerin sorunlarının yalnızca belirli bir bölgenin problemi olmadığı, tarımın geleceği açısından daha geniş bir sorun alanına işaret ettiği ifade edildi. Üreticinin artan maliyetler karşısında ürününü değerinde satamamasının, tarımsal üretimin geleceği bakımından ciddi bir sorun oluşturduğu belirtilerek, çiftçinin sorunlarının her platformda gündeme taşınacağı mesajı verildi. Üreticilerin alın teriyle gerçekleştirdiği üretimin korunması gerektiği vurgulanırken, çiftçinin yanında olunacağı ve yaşanan mağduriyetlerin kamuoyuna anlatılmaya devam edileceği ifade edildi. Fadıllı’da üreticiler sorunlarını anlattı Toplantıya katılan üreticiler de yaşadıkları ekonomik sıkıntıları ve üretim sürecinde karşılaştıkları sorunları dile getirdi. Üretim maliyetlerinin yükselmesine karşın ürün fiyatlarının aynı oranda artmamasının çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirten üreticiler, emeğinin karşılığını alamamanın yanı sıra gelecek üretim dönemine ilişkin de endişe taşıdıklarını ifade etti. Fadıllı'da gerçekleştirilen buluşmada üreticilerin sorunlarının yerinde dinlenmesinin önemine dikkat çekilirken, tarım sektöründeki problemlerin masa başından değil, doğrudan üreticinin bulunduğu sahadan takip edilmesi gerektiği vurgulandı. Heyet, Fadıllı Mahallesi sakinlerine ve mahalle muhtarı Nail Gülmez'e misafirperverlikleri nedeniyle teşekkür etti. Programın ikinci durağı Akçalar oldu Fadıllı'daki basın açıklamasının ardından heyetin ikinci durağı Akçalar Mahallesi oldu. Burada vatandaşlarla bir araya gelen siyasi parti yöneticileri, kahvehane sohbetlerinde mahalle sakinlerinin sorunlarını, taleplerini ve beklentilerini dinledi. Akçalar'daki buluşmada da gündemin önemli başlıklarından biri ekonomik sorunlar oldu. Vatandaşların, geçim sıkıntısının giderek ağırlaştığını dile getirdiği görüşmelerde emeklilerden çiftçilere, esnaftan dar gelirli ailelere kadar toplumun farklı kesimlerinin ekonomik koşullar nedeniyle zorlandığı ifade edildi. “Ekonomik sıkıntılar dayanılmaz noktaya ulaştı” Akçalar'daki buluşmanın ardından yapılan değerlendirmelerde, ekonomik sorunların yalnızca belirli bir kesimi değil, toplumun geniş bir bölümünü etkilediği belirtildi. Vatandaşların günlük yaşamda karşılaştıkları ekonomik güçlükleri aktardığı görüşmelerde; emeklilerin geçim mücadelesi, çiftçilerin üretim maliyetleri, esnafın artan giderleri ve dar gelirli vatandaşların yaşam koşulları gündeme geldi. Saha ziyaretinde vatandaşların yalnızca ekonomik sorunlarını değil, ülkenin geleceğine ilişkin siyasi ve toplumsal kaygılarını da dile getirdiği ifade edildi. Vatandaşların “çerçeve yasa” ile ilgili kaygılarının da gündeme geldiği buluşmada, siyasi parti yöneticileri vatandaşların endişelerini dinledi. “Milletimizin sesi olmaya devam edeceğiz” Akçalar'daki ziyaret sırasında vatandaşların sorunlarının yerinde dinlenmesinin önemine dikkat çekilirken, siyasetin temel görevlerinden birinin vatandaşın gündelik yaşamda karşılaştığı sorunları doğrudan görmek ve çözüm yolları geliştirmek olduğu vurgulandı. Saha çalışmalarının devam edeceği belirtilerek, vatandaşların sesine kulak verileceği ve yaşanan sorunların kamuoyuna aktarılacağı ifade edildi. Siyasi parti temsilcileri, farklı kesimlerin sorunlarını yerinde dinlemeye ve çözüm için mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti. “Her daim sahadayız” Fadıllı ve Akçalar programının ardından yapılan değerlendirmelerde, saha çalışmalarının önümüzdeki dönemde de sürdürüleceği mesajı verildi. Vatandaşların sorunlarını yalnızca seçim dönemlerinde değil, yıl boyunca yerinde dinlemenin önemine dikkat çekilirken, üreticiden emekliye, esnaftan dar gelirliye kadar toplumun farklı kesimleriyle doğrudan temas kurulacağı belirtildi. Özellikle tarımsal üretim yapan vatandaşların yaşadığı sorunların takip edileceği ve üreticilerin taleplerinin ilgili mercilere taşınacağı ifade edildi. Fadıllı’dan ortak mesaj: Üretici korunmalı Fadıllı'daki buluşmanın ardından ortaya çıkan temel mesaj, tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için üreticinin ekonomik olarak korunması gerektiği oldu. İncir üreticilerinin mevcut maliyet yapısı içerisinde ürünlerini değerinde satamamasının yalnızca üreticiyi değil, bölgedeki tarımsal üretimin geleceğini de ilgilendirdiği belirtildi. Çiftçinin üretimden kopmasının, tarım arazilerinin boş kalması ve yerel üretimin azalması gibi daha uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi. Bu nedenle üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği bir piyasa düzeninin oluşturulması ve artan girdi maliyetleri karşısında çiftçinin desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Akçalar’da vatandaşın gündemi geçim Fadıllı'da incir üreticilerinin sorunlarıyla başlayan saha programı, Akçalar'da vatandaşların ekonomik sıkıntılarının dinlenmesiyle devam etti. İki mahallede gerçekleştirilen ziyaretler, Bursa'nın kırsal bölgelerinde tarım ve geçim ekonomisinin vatandaşların gündemindeki ağırlığını da ortaya koydu. Bir tarafta ürününü yetiştiren ancak maliyetini karşılayacak fiyata satamayan çiftçi, diğer tarafta artan yaşam maliyetleri karşısında geçimini sağlamaya çalışan vatandaşlar bulunuyor. Saha ziyaretlerinde vatandaşların sorunlarını doğrudan siyasi temsilcilere aktarması, yerel ve genel ekonomik politikaların sahadaki yansımalarının görülmesi açısından da dikkat çekti. “Üreticinin de vatandaşın da yanındayız” Fadıllı ve Akçalar programının ardından verilen mesajda, üreticilerin ve vatandaşların yaşadığı sorunların takip edileceği ve kamuoyunda gündeme taşınmaya devam edeceği belirtildi. Programda emeği geçen Nilüfer İlçe Teşkilatı başta olmak üzere tüm teşkilat mensuplarına ve programa katılan vatandaşlara teşekkür edilirken, Fadıllı ve Akçalar mahalle sakinlerinin gösterdiği misafirperverlikten duyulan memnuniyet dile getirildi. Fadıllı Mahallesi'nde incir üreticilerinin yaşadığı mağduriyetle başlayan program, Akçalar Mahallesi'nde vatandaşların ekonomik sorunlarının dinlenmesiyle sona erdi. Saha çalışmasından çıkan ortak mesaj ise şöyle oldu: Üreticinin emeğinin karşılığını alması, vatandaşın geçim sıkıntısının hafifletilmesi ve sorunların yerinde dinlenerek çözüm yollarının aranması gerekiyor. Siyasi parti temsilcileri ise bu sorunları gündemde tutacaklarını ve “milletin sesi olmaya, her kesimin sorunlarını yerinde dinlemeye ve çözüm için mücadele etmeye devam edeceklerini” belirtti.

Bursa’ya Demokrat Yaklaşım! Haber

Bursa’ya Demokrat Yaklaşım!

“Bursa İçin Artık Söz Değil, Çözüm Üretme Zamanı” Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Goral: “Kongre Bitti, Şimdi Şehrin Gerçek Sorunlarına Odaklanıyoruz” Demokrat Parti Bursa İl Başkanlığı’nda kongre sürecinin tamamlanmasının ardından yeni dönem mesajları kamuoyuna açıklandı. İl Başkanı Kamil Goral, yaptığı kapsamlı değerlendirmede Bursa’nın birikmiş yapısal sorunlarına dikkat çekerek, siyasette yeni bir yaklaşımın zorunlu hale geldiğini vurguladı. Goral, yeni dönemin temel eksenini “makam siyaseti değil, şehir meselesi siyaseti” olarak tanımladı. “Kongre bitti, artık Bursa için çalışma zamanı” Kongre sürecinin geride kaldığını belirten Goral, artık iç siyasi tartışmaların değil, doğrudan kent sorunlarının konuşulması gerektiğini ifade etti. Bursa’nın geleceği için rekabetçi söylemlerden ziyade çözüm odaklı bir siyaset anlayışının zorunlu hale geldiğini belirten Goral, şu mesajı öne çıkardı: “Artık Bursa’da kimin ne dediği değil, bu şehrin hangi sorununa ne çözüm üretildiği konuşulmalıdır.” Bursa’nın büyüyen kronik sorunları gündemde Açıklamada Bursa’nın son yıllarda giderek ağırlaşan yapısal sorunları geniş bir çerçevede ele alındı. Özellikle: Plansız ve kontrolsüz kentleşme Günlük yaşamı kilitleyen trafik ve ulaşım krizi Tarım alanlarının hızla yok olması Sanayi baskısının çevresel tahribatı artırması Derinleşen ekonomik sıkıntılar ön plana çıkarıldı. Goral, bu tablo içinde hem üreticinin hem esnafın hem de gençlerin aynı anda ciddi bir ekonomik baskı altında kaldığını vurguladı. Tarımsal üretimde gelir kaybı, küçük esnafın ayakta kalma mücadelesi ve gençlerde artan gelecek kaygısının artık görmezden gelinemeyecek seviyeye ulaştığını ifade etti. “Eleştiren değil, çözüm üreten siyaset” vurgusu Demokrat Parti Bursa teşkilatının yeni dönemde yalnızca eleştiri yapan bir yapı değil, aynı zamanda somut çözüm önerileri geliştiren bir siyasi çizgi izleyeceğini belirten Goral, Bursa’nın sahip olduğu potansiyele dikkat çekti. Bursa’nın; sanayi gücü tarımsal üretim kapasitesi turizm potansiyeli nitelikli insan kaynağı ile Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri olduğunu söyleyen Goral, bu potansiyelin yeniden doğru planlama ile harekete geçirilmesi gerektiğini ifade etti. “Ortak akıl” ve iş birliği çağrısı Açıklamanın en dikkat çeken başlıklarından biri ise “ortak akıl” vurgusu oldu. Goral, Bursa’nın geleceği için tüm kurumlarla diyalog içinde olacaklarını belirterek şu mesajı verdi: Yerel yönetimler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve tüm siyasi partilerle iş birliğine açık olduklarını ifade eden Goral, kentin sorunlarının ancak geniş bir mutabakatla çözülebileceğini dile getirdi. “Sorunların üzeri örtülmemeli” uyarısı Kamil Goral, Bursa’daki sorunların görmezden gelinmesi veya normalleştirilmesine karşı net bir tavır alacaklarını belirtti. Vatandaşın yaşadığı sıkıntıların açıkça konuşulmasının demokratik bir sorumluluk olduğunu vurguladı. “Bursa’nın ihtiyacı kutuplaşma değil” Açıklamanın sonunda Türkiye ve Bursa siyasetine ilişkin genel bir değerlendirme yapan Goral, kent yönetiminde kutuplaşmanın yerine akıl, liyakat ve adalet temelli bir anlayışın gelmesi gerektiğini söyledi. Demokrat Parti Bursa İl Başkanlığı’nın yeni dönemde saha çalışmalarını artırarak kentin sorunlarına doğrudan temas edeceği ve yerel gündemi daha yakından takip edeceği bildirildi.

DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Lozan ve Ekonomi Üzerine Analiz Haber

DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Lozan ve Ekonomi Üzerine Analiz

DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk, son yıllarda kamuoyunda sıkça dile getirilen “2023’te Lozan bitecek, madenlerimizi çıkarıp zengin olacağız” söylemine ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Öztürk, söz konusu iddianın hukuki ve tarihsel bir dayanağının bulunmadığını belirterek, toplumun ekonomik sorunlarının komplo teorileriyle değil, rasyonel politikalarla çözülebileceğini vurguladı. Lozan Antlaşması Süreli Bir Anlaşma Değildir 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası alanda tanınmasını sağlayan kurucu belge olduğunu hatırlatan Öztürk, metnin açık hükümlerine dikkat çekti. Yapılan incelemelerde: Antlaşmanın belirli bir süreyle sınırlandırılmadığı, “100 yıl sonra sona erecek” şeklinde herhangi bir hüküm içermediği, Türkiye’nin yer altı kaynaklarını çıkaramayacağına dair bir yasak barındırmadığı net şekilde görülmektedir. Öztürk, “Lozan bir tapu senedidir. Süresi dolacak bir kira kontratı değildir” ifadelerini kullandı. Madenler 1923’ten Bu Yana Çıkarılıyor Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren maden işletme hakkının tamamen Türkiye’nin egemenlik yetkisinde olduğunu belirten Öztürk, 1930’lu yıllardan başlayarak kamu ve özel sektör eliyle çok sayıda maden sahasının işletmeye açıldığını hatırlattı. Türkiye’nin bor, krom, bakır ve altın başta olmak üzere birçok madeni onlarca yıldır ürettiğine dikkat çeken Öztürk, “Eğer Lozan madenleri yasaklamış olsaydı, bugün mevcut üretim nasıl yapılacaktı?” sorusunu yöneltti. “Gizli Maddeler” İddiasının Dayanağı Yok Öztürk’e göre, özellikle 2010’lu yıllarda sosyal medyada yayılan “gizli maddeler” ve “100 yıllık süre” iddiaları akademik veya arşivsel bir belgeye dayanmıyor. “Devlet arşivleri ortada, metin ortada. Hukuki belgeler yorumla değil, metinle okunur” diyen Öztürk, kamuoyunun bilinçli biçimde yanlış yönlendirilmesinin toplumsal beklenti yönetimini bozduğunu ifade etti. Gıda Fiyatları Lozan’la Değil Ekonomi Politikalarıyla İlgili DEVA Partisi İl Başkanı, son dönemde artan sebze fiyatlarına da değinerek, gıda enflasyonunun uluslararası bir antlaşmayla ilişkilendirilmesinin ekonomik gerçeklikle bağdaşmadığını söyledi. Gıda fiyatlarını etkileyen temel faktörler arasında: Tarımsal üretim maliyetleri (mazot, gübre, enerji) Döviz kuru dalgalanmaları İklim koşulları ve rekolte değişimleri Arz-talep dengesi Lojistik ve dağıtım maliyetleri gibi makroekonomik değişkenlerin bulunduğunu belirtti. Öztürk, “Ekonomik sorunları tarihsel mitlerle açıklamak kolaydır; zor olan, yapısal reformları hayata geçirmektir” dedi. “Gerçekçi Politikalarla Güven İnşa Edilmeli” Açıklamasının sonunda Tayfun Öztürk, ekonomik refahın bilgi temelli politika üretimiyle mümkün olacağını vurguladı. Toplumun beklentilerinin komplo teorileri üzerinden şekillendirilmesinin uzun vadede hayal kırıklığı yarattığını belirten Öztürk, şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye’nin potansiyeli güçlüdür. Ancak bu potansiyeli hayata geçirmek için hukuki güvenliği, öngörülebilir ekonomi yönetimini ve üretim odaklı reformları esas almak gerekir. Gerçeklerle yüzleşmeden kalıcı refah sağlanamaz.” DEVA Partisi İl Başkanlığı, kamuoyunu doğru bilgilendirmeye yönelik çalışmalarını sürdüreceğini açıkladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.