Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim Maliyetleri

Gürsu Haber - Üretim Maliyetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Maliyetleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fadıllı’da incir üreticilerinin feryadı: “Ürünümüz maliyetini karşılamıyor” Haber

Fadıllı’da incir üreticilerinin feryadı: “Ürünümüz maliyetini karşılamıyor”

Bursa’nın kırsal mahallelerinde üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar gündeme taşınmaya devam ediyor. Nilüfer’in Fadıllı Mahallesi’nde düzenlenen basın açıklamasında bu sezon ağır mağduriyet yaşayan incir üreticilerinin sorunları kamuoyuna aktarılırken, üreticilerin artan girdi maliyetleri karşısında ürünlerini değerinde satamadığı ve zarar ettiği vurgulandı. Programın ardından Akçalar Mahallesi’ne geçen siyasi parti heyeti, vatandaşlarla bir araya gelerek ekonomik sorunları ve mahalle sakinlerinin talep ve beklentilerini dinledi. Bursa’nın Nilüfer ilçesinde gerçekleştirilen saha çalışmaları kapsamında Fadıllı ve Akçalar mahallelerinde vatandaşlarla bir araya gelen siyasi parti yöneticileri, bölgedeki üreticilerin ve vatandaşların yaşadığı ekonomik sorunları gündeme taşıdı. Programın ilk durağı Fadıllı Mahallesi oldu. Burada düzenlenen basın açıklamasında, özellikle incir üreticilerinin içinde bulunulan üretim sezonunda yaşadığı ekonomik mağduriyet ele alındı. Toplantıda, çiftçinin artan maliyetler karşısında ürününü değerinde satamadığı, mevcut piyasa fiyatlarının üretim maliyetlerini dahi karşılamadığı ve bu durumun tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. Basın açıklamasına Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, İl Başkanı İsmail Kaya, Nilüfer İlçe Başkanı Selahattin Çakmak, Osmangazi İlçe Başkanı Mehmet Koçer, teşkilat yöneticileri ve incir üreticileri katıldı. İncir üreticisi maliyet kıskacında Fadıllı’daki toplantının ana gündemini incir üreticilerinin yaşadığı mağduriyet oluşturdu. Üreticilerin tarlaya ve ürüne yaptıkları yatırımın karşılığını alamadıkları belirtilirken, gübre, ilaç, mazot, işçilik ve diğer üretim giderlerindeki artışın çiftçinin üzerindeki yükü her geçen gün artırdığına dikkat çekildi. Üreticinin kilogram başına maliyetinin mevcut piyasa fiyatlarıyla karşılanamadığı ifade edilirken, ürününü satmasına rağmen zarar eden çiftçilerin gelecek sezon yeniden üretim yapabilmesinin de risk altına girdiği vurgulandı. Bölgede üreticiler, emek ve alın teriyle yetiştirdikleri incirin hak ettiği değeri bulmasını isterken, tarımsal üretimin devamlılığı için üreticinin korunması gerektiği mesajını verdi. Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, çiftçinin yalnızca ürününü yetiştirme aşamasında değil, ürünün pazarlanması ve değerinde satılması noktasında da desteklenmesi gerektiği belirtildi. “Çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz” Basın açıklamasında üreticilerin sorunlarının yalnızca belirli bir bölgenin problemi olmadığı, tarımın geleceği açısından daha geniş bir sorun alanına işaret ettiği ifade edildi. Üreticinin artan maliyetler karşısında ürününü değerinde satamamasının, tarımsal üretimin geleceği bakımından ciddi bir sorun oluşturduğu belirtilerek, çiftçinin sorunlarının her platformda gündeme taşınacağı mesajı verildi. Üreticilerin alın teriyle gerçekleştirdiği üretimin korunması gerektiği vurgulanırken, çiftçinin yanında olunacağı ve yaşanan mağduriyetlerin kamuoyuna anlatılmaya devam edileceği ifade edildi. Fadıllı’da üreticiler sorunlarını anlattı Toplantıya katılan üreticiler de yaşadıkları ekonomik sıkıntıları ve üretim sürecinde karşılaştıkları sorunları dile getirdi. Üretim maliyetlerinin yükselmesine karşın ürün fiyatlarının aynı oranda artmamasının çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirten üreticiler, emeğinin karşılığını alamamanın yanı sıra gelecek üretim dönemine ilişkin de endişe taşıdıklarını ifade etti. Fadıllı'da gerçekleştirilen buluşmada üreticilerin sorunlarının yerinde dinlenmesinin önemine dikkat çekilirken, tarım sektöründeki problemlerin masa başından değil, doğrudan üreticinin bulunduğu sahadan takip edilmesi gerektiği vurgulandı. Heyet, Fadıllı Mahallesi sakinlerine ve mahalle muhtarı Nail Gülmez'e misafirperverlikleri nedeniyle teşekkür etti. Programın ikinci durağı Akçalar oldu Fadıllı'daki basın açıklamasının ardından heyetin ikinci durağı Akçalar Mahallesi oldu. Burada vatandaşlarla bir araya gelen siyasi parti yöneticileri, kahvehane sohbetlerinde mahalle sakinlerinin sorunlarını, taleplerini ve beklentilerini dinledi. Akçalar'daki buluşmada da gündemin önemli başlıklarından biri ekonomik sorunlar oldu. Vatandaşların, geçim sıkıntısının giderek ağırlaştığını dile getirdiği görüşmelerde emeklilerden çiftçilere, esnaftan dar gelirli ailelere kadar toplumun farklı kesimlerinin ekonomik koşullar nedeniyle zorlandığı ifade edildi. “Ekonomik sıkıntılar dayanılmaz noktaya ulaştı” Akçalar'daki buluşmanın ardından yapılan değerlendirmelerde, ekonomik sorunların yalnızca belirli bir kesimi değil, toplumun geniş bir bölümünü etkilediği belirtildi. Vatandaşların günlük yaşamda karşılaştıkları ekonomik güçlükleri aktardığı görüşmelerde; emeklilerin geçim mücadelesi, çiftçilerin üretim maliyetleri, esnafın artan giderleri ve dar gelirli vatandaşların yaşam koşulları gündeme geldi. Saha ziyaretinde vatandaşların yalnızca ekonomik sorunlarını değil, ülkenin geleceğine ilişkin siyasi ve toplumsal kaygılarını da dile getirdiği ifade edildi. Vatandaşların “çerçeve yasa” ile ilgili kaygılarının da gündeme geldiği buluşmada, siyasi parti yöneticileri vatandaşların endişelerini dinledi. “Milletimizin sesi olmaya devam edeceğiz” Akçalar'daki ziyaret sırasında vatandaşların sorunlarının yerinde dinlenmesinin önemine dikkat çekilirken, siyasetin temel görevlerinden birinin vatandaşın gündelik yaşamda karşılaştığı sorunları doğrudan görmek ve çözüm yolları geliştirmek olduğu vurgulandı. Saha çalışmalarının devam edeceği belirtilerek, vatandaşların sesine kulak verileceği ve yaşanan sorunların kamuoyuna aktarılacağı ifade edildi. Siyasi parti temsilcileri, farklı kesimlerin sorunlarını yerinde dinlemeye ve çözüm için mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti. “Her daim sahadayız” Fadıllı ve Akçalar programının ardından yapılan değerlendirmelerde, saha çalışmalarının önümüzdeki dönemde de sürdürüleceği mesajı verildi. Vatandaşların sorunlarını yalnızca seçim dönemlerinde değil, yıl boyunca yerinde dinlemenin önemine dikkat çekilirken, üreticiden emekliye, esnaftan dar gelirliye kadar toplumun farklı kesimleriyle doğrudan temas kurulacağı belirtildi. Özellikle tarımsal üretim yapan vatandaşların yaşadığı sorunların takip edileceği ve üreticilerin taleplerinin ilgili mercilere taşınacağı ifade edildi. Fadıllı’dan ortak mesaj: Üretici korunmalı Fadıllı'daki buluşmanın ardından ortaya çıkan temel mesaj, tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için üreticinin ekonomik olarak korunması gerektiği oldu. İncir üreticilerinin mevcut maliyet yapısı içerisinde ürünlerini değerinde satamamasının yalnızca üreticiyi değil, bölgedeki tarımsal üretimin geleceğini de ilgilendirdiği belirtildi. Çiftçinin üretimden kopmasının, tarım arazilerinin boş kalması ve yerel üretimin azalması gibi daha uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi. Bu nedenle üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği bir piyasa düzeninin oluşturulması ve artan girdi maliyetleri karşısında çiftçinin desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Akçalar’da vatandaşın gündemi geçim Fadıllı'da incir üreticilerinin sorunlarıyla başlayan saha programı, Akçalar'da vatandaşların ekonomik sıkıntılarının dinlenmesiyle devam etti. İki mahallede gerçekleştirilen ziyaretler, Bursa'nın kırsal bölgelerinde tarım ve geçim ekonomisinin vatandaşların gündemindeki ağırlığını da ortaya koydu. Bir tarafta ürününü yetiştiren ancak maliyetini karşılayacak fiyata satamayan çiftçi, diğer tarafta artan yaşam maliyetleri karşısında geçimini sağlamaya çalışan vatandaşlar bulunuyor. Saha ziyaretlerinde vatandaşların sorunlarını doğrudan siyasi temsilcilere aktarması, yerel ve genel ekonomik politikaların sahadaki yansımalarının görülmesi açısından da dikkat çekti. “Üreticinin de vatandaşın da yanındayız” Fadıllı ve Akçalar programının ardından verilen mesajda, üreticilerin ve vatandaşların yaşadığı sorunların takip edileceği ve kamuoyunda gündeme taşınmaya devam edeceği belirtildi. Programda emeği geçen Nilüfer İlçe Teşkilatı başta olmak üzere tüm teşkilat mensuplarına ve programa katılan vatandaşlara teşekkür edilirken, Fadıllı ve Akçalar mahalle sakinlerinin gösterdiği misafirperverlikten duyulan memnuniyet dile getirildi. Fadıllı Mahallesi'nde incir üreticilerinin yaşadığı mağduriyetle başlayan program, Akçalar Mahallesi'nde vatandaşların ekonomik sorunlarının dinlenmesiyle sona erdi. Saha çalışmasından çıkan ortak mesaj ise şöyle oldu: Üreticinin emeğinin karşılığını alması, vatandaşın geçim sıkıntısının hafifletilmesi ve sorunların yerinde dinlenerek çözüm yollarının aranması gerekiyor. Siyasi parti temsilcileri ise bu sorunları gündemde tutacaklarını ve “milletin sesi olmaya, her kesimin sorunlarını yerinde dinlemeye ve çözüm için mücadele etmeye devam edeceklerini” belirtti.

"Servet belirli kesimlerde toplanırken milyonlar geçim savaşı veriyor" Haber

"Servet belirli kesimlerde toplanırken milyonlar geçim savaşı veriyor"

Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, gelir dağılımındaki bozulma ve artan hayat pahalılığına ilişkin yaptığı kapsamlı basın açıklamasında iktidarın ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Türkiye'de ekonomik büyümenin toplumun geniş kesimlerine yansımadığını savunan Yurtsever, "Bir tarafta servet ve gelir belirli kesimlerde yoğunlaşırken, diğer tarafta milyonlarca vatandaş temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyor. Bu tablo sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmıyor." ifadelerini kullandı. Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, kamuoyuyla paylaştığı yazılı açıklamada Türkiye ekonomisinde yaşanan gelir adaletsizliğinin her geçen gün daha da derinleştiğini öne sürdü. Yurtsever, yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve alım gücündeki gerilemenin toplumun geniş kesimlerini yoksullaştırdığını savunarak, mevcut ekonomi yönetimini sert sözlerle eleştirdi. Ekonomik büyümenin yalnızca makro ekonomik verilerle değerlendirilemeyeceğini ifade eden Yurtsever, büyümenin anlamlı olabilmesi için toplumun tamamının refah seviyesinin yükselmesi gerektiğini söyledi. "Rakamlar büyüyor, vatandaş fakirleşiyor" Türkiye'de açıklanan büyüme verilerinin vatandaşın günlük yaşamına olumlu yansımadığını ileri süren Yurtsever, üretilen zenginliğin adil paylaşılmadığını savundu. "Eğer ekonomik büyüme milyonlarca insanın mutfağına, sofrasına ve cebine yansımıyorsa, bu büyümenin toplum açısından bir anlamı kalmaz." diyen Yurtsever, emeğin karşılığının alınamadığı bir ekonomik düzende gerçek kalkınmadan söz edilemeyeceğini ifade etti. Yurtsever'e göre bugün Türkiye'nin en önemli ekonomik sorunlarının başında gelir dağılımındaki bozulma geliyor. Özellikle son yıllarda yaşanan yüksek enflasyonun ve artan yaşam maliyetlerinin en büyük yükünü dar ve sabit gelirli vatandaşların taşıdığını belirten Yurtsever, çalışanların, emeklilerin, çiftçilerin, küçük esnafın ve gençlerin her geçen gün daha ağır ekonomik koşullarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. "Servet belirli kesimlerde toplanıyor" Açıklamasında gelir dağılımındaki bozulmanın yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal bir kriz haline geldiğini savunan Yurtsever, mevcut tablonun toplumsal dengeleri de olumsuz etkilediğini ifade etti. "Bir tarafta servet ve gelir belirli kesimlerde yoğunlaşırken, diğer tarafta milyonlarca vatandaşımız temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekmektedir." diyen Yurtsever, bu durumun sosyal adaleti, fırsat eşitliğini ve toplumsal huzuru zedelediğini öne sürdü. Gelir adaletsizliğinin aile yapısından eğitime kadar birçok alanda olumsuz sonuçlar doğurduğunu ifade eden Yurtsever, yoksulluğun yaygınlaşmasının çocukların eğitim imkânlarını sınırladığını, gençlerin ise gelecek kaygısıyla yaşamaya mecbur bırakıldığını savundu. "Hayat pahalılığı milyonları yoksullaştırıyor" Yurtsever, artan kira fiyatları, gıda maliyetleri, enerji giderleri ve temel tüketim harcamalarının vatandaşın bütçesini her geçen gün daha fazla zorladığını belirtti. Dar gelirli ailelerin ay sonunu getirebilmek için borçlanmak zorunda kaldığını ifade eden Yurtsever, emeklilerin maaşlarının temel ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığını, çalışanların ücretlerinin ise yüksek enflasyon karşısında hızla eridiğini ileri sürdü. Çiftçilerin artan üretim maliyetleri nedeniyle üretmekte zorlandığını, küçük esnafın ise düşen alım gücü nedeniyle ayakta kalma mücadelesi verdiğini dile getiren Yurtsever, ekonomik sorunların artık toplumun her kesimini etkileyen yapısal bir krize dönüştüğünü savundu. "Ekonominin merkezinde insan olmalı" Saadet Partisi olarak ekonomik kalkınmanın yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, vatandaşın yaşam kalitesiyle ölçülmesi gerektiğini belirten Yurtsever, ekonominin merkezinde insanın yer aldığı bir model önerdiklerini ifade etti. Üretimin desteklendiği, emeğin karşılığını aldığı ve herkesin insanca yaşayabileceği bir ekonomik düzenin mümkün olduğunu savunan Yurtsever, ekonomik politikaların belirli kesimlerin değil toplumun tamamının refahını artırmayı hedeflemesi gerektiğini söyledi. "Faiz ve rant ekonomisi yerine üretim ekonomisi" Milli Görüş hareketinin yıllardır "Adil Düzen" anlayışını savunduğunu hatırlatan Yurtsever, mevcut ekonomik sistemin üretim yerine rantı teşvik ettiğini öne sürdü. Yurtsever, "Ekonomi belirli bir kesimin daha fazla zenginleşmesine değil, milletin tamamının refahına hizmet etmelidir. Üretimin, istihdamın ve paylaşımın esas alındığı; faiz, rant ve spekülasyon yerine yatırımın, sanayinin, tarımın ve emeğin desteklendiği bir ekonomik model Türkiye'nin ihtiyacıdır." ifadelerini kullandı. "Türkiye'nin günü kurtaran değil kalıcı politikalara ihtiyacı var" Ekonomik sorunların geçici tedbirlerle çözülemeyeceğini savunan Yurtsever, üretimi artıracak, istihdamı güçlendirecek ve vergi sisteminde adaleti sağlayacak yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Çiftçinin üretmeye, sanayicinin yatırım yapmaya, esnafın ayakta kalmaya ve gençlerin umutla geleceğe bakmaya ihtiyaç duyduğunu söyleyen Yurtsever, sosyal devlet anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. "Güçlü devlet ancak güçlü milletle mümkündür" Açıklamasının sonunda sosyal adalet vurgusu yapan Yurtsever, güçlü bir devletin ancak ekonomik olarak güçlü bir toplumla mümkün olacağını ifade etti. Gelir adaletinin sağlandığı, emeğin değer gördüğü ve herkesin alın terinin karşılığını alabildiği bir Türkiye'nin mümkün olduğunu belirten Yurtsever, Milli Görüş'ün "Adil Düzen" vizyonunu savunmaya devam edeceklerini söyledi. Yurtsever, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Biz, Milli Görüş'ün Adil Düzen vizyonuyla; üreten, paylaşan ve adaleti esas alan bir ekonomik anlayışın ülkemizi daha güçlü yarınlara taşıyacağına inanıyoruz. Gelirde adaletin sağlandığı, yoksulluğun değil refahın paylaşıldığı bir Türkiye için çalışmaya ve çözüm üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz."

“Türk Çiftçisi Göz Göre Göre Tasfiye Ediliyor” Haber

“Türk Çiftçisi Göz Göre Göre Tasfiye Ediliyor”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Tarım Politikalarına Sert Tepki… Tayfun Öztürk, Türkiye’de uygulanan tarım politikalarına çok sert sözlerle tepki gösterdi. Yerli üreticinin ağır maliyetler, düşük alım fiyatları ve yetersiz destekler nedeniyle üretimden çekildiğini belirten Öztürk, iktidarın yanlış politikalarının Türk tarımını her geçen gün daha da zayıflattığını söyledi. Yazılı bir açıklama yapan Öztürk, Türkiye’de çiftçilerin artık emeğinin karşılığını alamadığını, bunun sonucunda tarlaların boş kaldığını ve üreticinin toprağını terk etmek zorunda kaldığını ifade etti. “Bugün Anadolu’nun dört bir yanında çiftçi para kazanamadığı için tarlasını ekmiyor, yıllarca emek verdiği bahçeleri söküyor, üretimden vazgeçiyor. Mazot, gübre, ilaç ve işçilik maliyetleri katlanarak artarken üreticinin ürününe verilen fiyat maliyeti bile karşılamıyor. Bu tablo bir ekonomik sorun değil, doğrudan doğruya bir tarım politikası iflasıdır,” dedi. Öztürk, devletin tarımı koruması gerekirken üreticiyi yalnız bıraktığını vurgulayarak, alınan kararların Türk çiftçisini değil yabancı üreticileri koruduğunu savundu. “Türkiye’nin çiftçisi ayakta kalma mücadelesi verirken iktidarın attığı adımlar yerli üreticiyi güçlendirmek yerine dışarıdan gelen ürünlerin önünü açıyor. Oysa devletin görevi kendi üreticisini korumaktır. Türk çiftçisi üretimden koparılırsa bunun bedelini yarın 85 milyon vatandaş daha pahalı gıda ile ödeyecektir,” ifadelerini kullandı. Tarımın stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Öztürk, üretimin bilinçli şekilde zayıflatıldığını ve bunun ülkeyi giderek daha fazla dışa bağımlı hale getirdiğini söyledi. “Bugün çiftçi borç içinde, üretim maliyetleri kontrolsüz şekilde artıyor, destekler yetersiz kalıyor. Çiftçi ayakta kalamazken ithalat politikalarıyla yabancı üreticiler destekleniyor. Bu anlayış sürdüğü sürece Türkiye kendi toprağında üretmeyen, dışarıdan gıda almak zorunda kalan bir ülkeye dönüşür,” dedi. İktidarın “yerli ve milli” söylemlerinin tarım politikalarıyla çeliştiğini belirten Öztürk açıklamasını; “Eğer gerçekten yerli ve milli bir politika izleniyor olsaydı, bugün Türk çiftçisi üretimden kaçmazdı. Çiftçinin emeği korunur, üretim desteklenir, tarlalar boş kalmazdı. Ama görüyoruz ki söylem başka, uygulama bambaşka. Türk çiftçisi göz göre göre yalnız bırakılıyor.” dedi. Öztürk: “Bursa’nın bereketli tarlaları birer birer boş kalıyor” Tayfun Öztürk, Bursa’da son yıllarda hızla artan üretim maliyetleri ve yetersiz destekler nedeniyle çiftçilerin birçok üründen vazgeçmek zorunda kaldığını belirterek iktidarın tarım politikalarına sert tepki gösterdi. Öztürk, bir zamanlar Türkiye’nin en verimli üretim merkezlerinden biri olan Bursa’da bugün çiftçinin üretimden çekildiğini söyledi. Yazılı bir açıklama yapan Öztürk, özellikle son yıllarda Bursa Ovası ve ilçelerinde birçok üreticinin domates, biber, şeftali, armut, zeytin ve mısır gibi ürünlerde ekim alanlarını daralttığını, bazı çiftçilerin ise tamamen üretimden çekildiğini vurguladı. “Bursa yıllarca Türkiye’nin sebze ve meyve deposu oldu. Karacabey Ovası’nda domates, Yenişehir ve Mustafakemalpaşa’da biber ve sebze üretimi, İznik ve Orhangazi’de zeytin, Gürsu ve Kestel’de armut ve şeftali üretimi ülkenin gıda güvenliği açısından kritik öneme sahipti. Bugün gelinen noktada ise çiftçi maliyetleri karşılayamadığı için bu ürünlerin bir kısmından vazgeçmek zorunda kalıyor,” dedi. Öztürk, mazot, gübre, sulama ve işçilik maliyetlerinin katlanarak artmasının çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirterek özellikle İznik ve Orhangazi bölgelerinde su sorunu ve kuraklığın da üretimi ciddi şekilde tehdit ettiğini söyledi. “Çiftçi artık hesap yapıyor: Ektiği ürün zarar ettiriyorsa o tarlayı boş bırakıyor. Bursa gibi verimli topraklara sahip bir şehirde bile tarlaların boş kalmaya başlaması, tarımda yaşanan krizin ne kadar derin olduğunu gösteriyor,” ifadelerini kullandı. Öztürk, Bursa çiftçisinin sadece ekonomik baskı altında olmadığını, aynı zamanda plansız tarım politikalarının da üreticiyi çaresiz bıraktığını dile getirdi. “Bugün Karacabey’de üretici domates ekmekten vazgeçiyor, Yenişehir’de sebze üreticisi zarar ettiği için ekim alanını daraltıyor, İznik’te zeytin üreticisi su ve maliyet baskısıyla mücadele ediyor. Bursa çiftçisi üretimden çekilirken ülkenin gıda güvenliği de tehlikeye giriyor,” dedi. Tarımın stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Öztürk, Türkiye’nin en verimli ovalarından birine sahip Bursa’da bile üretimin azalmasının alarm niteliğinde olduğunu belirtti. “Bursa’nın bereketli toprakları Türkiye’yi doyuruyordu. Bugün çiftçi toprağını terk ediyorsa bunun tek nedeni yanlış tarım politikalarıdır. Üreticiyi desteklemek yerine ithalatı kolaylaştıran anlayış devam ettiği sürece Türk çiftçisi ayakta kalamaz,” ifadelerini kullandı. Öztürk açıklamasını şu sert sözlerle tamamladı: “Bursa çiftçisi yıllardır alın teriyle üretim yapıyor. Ama bugün geldiğimiz noktada çiftçiye verilen mesaj açık: Üretme, ithal ederiz. Eğer bu anlayış değişmezse sadece Bursa değil, Türkiye’nin tarımı da göz göre göre küçülecek.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.